İTÜ Çekirdek girişimlerinden Ustamdan, şehir şehir dolaşarak işinin ehli zanaat ustalarıyla tanışıyor ve onların hikayelerini, tarihini ve ürünlerini tüm Türkiye’ye ulaştırıyor. İTÜ Çekirdek’ten ofis kazanan girişimler arasına giren Ustamdan’ın kurucuları Müge Ulusoy ve Gökçe Gülcüler ile kendi hikayelerini, sosyal girişimciliği ve dahasını konuştuk.

Bitcoin gibi “sanal” para birimlerinin arkasındaki teknoloji, blockchain (veri bloklarından oluşan bir zincir) olarak bilinir. Blockchain, çevrimiçi ve halka açık bir muhasebe defteri olarak düşünülebilir. Finansal tüm aktarımlar, merkezî bir kurum tarafından kontrol edilmez ancak çevrimiçi herkes tarafından görülebilir. Bu teorinin işleyişine dair yapılan deneyler henüz kısıtlı olsa da Bitcoin para birimi, teknolojinin kısa sürede geniş bir kitle tarafından duyulmasını sağladı.

Hemen her girişim kurulum ve kuluçka aşamasında maddi desteğe (hibe ya da yatırım) ihtiyaç duyabilir. Hibeler için durum biraz daha farklı, genelde karşılıksız hibeler ya da faizsiz (veya çok düşük faizli) krediler sağlanıyor. Girişim sermayesi firmaları ve bağımsız melek yatırımcılar da umut vaadeden girişiminize para akıtmak istiyor olabilir. Ama iş bununla kalmıyor.

Yaşınız elveriyorsa Myspace’i mutlaka hatırlarsınız. Facebook’tan önce kurulan Myspace, Facebook bu kadar popüler olmadan önce en popüler sosyal ağdı. Arkadaşlarınızla müzik zevklerinizi paylaşabileceğiniz bir platform olarak yola 2003 yılında çıkan site, kısa zamanda büyük başarı yakalamıştı.

T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, KOSGEB İstanbul Boğaziçi Müdürü Gürsel Kızılaslan ve KarıncaLab kurucusu girişimci Şahin İncik’in konuk olduğu İTÜ Çekirdek ile Girişimci Türkiye radyo programında bu hafta girişimcilikte devlet destekleri üzerine konuşuldu.

Girişimcilikte rekabet üzerine söylenebilecek ilk şey, bunun bir abartı olduğudur. Tecrübesiz girişimciler, çoğu girişimin rekabet yüzünden battığını düşünebilirler fakat işin aslı, girişimlerin yüzde 99’u kendi hataları yüzünden başarısızlığa uğrarlar.

Dünya, daha önce hiç olmadığı kadar hızlı değişiyor. Çok değil, yalnızca 9-10 sene önce kullandığımız 128 MB kapasiteli hafıza kartlarının yerini “bugünün” dünyasında 128 GB kapasiteli kartlar aldı. Bu değişime ayak uydurabilmek için elbette gündeme kulak vermek gerek.

Close