İTÜ Çekirdek girişimlerimizin yatırım serüvenlerini mercek altına aldığımız röportaj serimizden herkese merhaba! Röportaj serimizin girişimcilerimize fayda sağlamasını umuyoruz.

Aklınıza takılan herhangi bir soruda, https://blog.itucekirdek.com/iletisim/ adresinde yer alan mesaj kutucuğunu doldurarak bizimle iletişime geçebilirsiniz!

Yatırıma Giden Yol röportaj serimizin yeni konuğu, kitle kaynaklı, yeni nesil araştırma ve pazarlama platformu Nanomik! Nanomik kurucu ortağı Buse Berber Örçen sorularımızı yanıtlıyor!

Merhaba, sizi ve Nanomik ekibini okuyucularımıza tanıtmak isteriz.

Buse Berber Örçen: Ben Buse Berber Örçen, tarım ve gıda ürünlerine yönelik doğal koruyucular geliştiren/üreten Nanomik’in Kurucu Ortağı ve CEO’suyum. Yüksek lisansımı gıda mikrobiyolojisi üzerine tamamladıktan sonra doktora eğitimime doğal mikroenkapsülasyon teknikleri üzerine devam ettim. Nanomik’in diğer kurucu ortağı ve CTO’su Arda Örçen, moleküler biyoloji üzerine yüksek lisansını tamamladı, şu anda da doktora eğitimine Biyoteknoloji üzerine devam ediyor. Teknoloji şirketi olduğumuz için Ar-Ge’ye oldukça değer veriyor ve her zaman yenilikçi çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şu anda da farklı disiplinlerden gelen 15 kişilik bir ekibimiz var, gittikçe de büyümeye devam ediyoruz.

  1. Girişimiz nedir? Ne yapar?

Buse Berber Örçen: Dünya’nın nüfusunun 2050 yılına kadar 9.7 Milyar değerine ulaşması bekleniyor. Artışı karşılayabilmek için Dünya’nın %70 daha fazla gıdaya ihtiyacı var. Buna rağmen üretilen gıdaların %30’u tüketiciye ulaşamadan, %20’sinin de tüketici kanalında israf olduğu biliniyor. Günümüzde bu israfın önüne geçebilmek için kullanılan koruyucuların çok büyük bir kısmı kimyasal ürünlerden oluşuyor. Bu kimyasalların hem doğaya hem de insan sağlığına olumsuz etkileri sebebiyle yeni alternatifler aranmaya başlanmıştır.

Nanomik, gıdaların tarladan sofraya uzanan yolculuğunda israf oranlarını minimuma indirebilecek doğal koruyucular geliştirmektedir. Doğadan esinlenen teknolojimiz ile bitkilerin kendini mikroorganizmalardan korumak amacıyla ürettiği hassas molekülleri alıp, onları kimyasal koruyucular kadar dayanıklı hale getiren bir teknolojiyle birleştiriyor ve son tüketiciye akıllı bir çözüm sunuyoruz.

Bağ, bahçe, sera ve tarlalardaki kayıpları engelleyen ürünümüz Mikoks ile hasat öncesinde çözüm sunarken, Bioflux-Ag depo ve paketleme tesislerine, Bioflux hotel, catering ve restoranlara, Biomik ile son tüketiciye meyve sebzelerini daha doğal ve uzun bir raf ömrüyle saklayabilme avantajı sunuyor.

  1. Girişiminizin bir kuruluş hikayesi var mı?

Buse Berber Örçen: Her iki kurucunun da biyoloji temelinden gelmesi, her zaman doğal çözümlere daha ilgili olmamızı sağlamıştır. Yola ilk çıktığımızda uzun süre bitkilerin kendini koruma mekanizmaları üzerine araştırmalar yaptık. Kimyasal koruyucular olmadan önce de bitkilerin doğada kendini koruyabildikleri bir savunma mekanizmaları var. Hatta bu moleküllerle sadece kendilerini değil, yakın çevrelerindeki florayı da koruyorlar. İlk çalışmalarımıza başladığımızda doğadan bu molekülleri izole edip, etkinlikleri üzerine denemeler gerçekleştirdik. Ancak bu moleküllerin endüstrileşmeye ve büyük sahalarda kullanıma uygun olmadığını, çok hızlı şekilde bozulduklarını gördük. Bu problem, bize yolun başında doğal moleküllerin kimyasal koruyucular kadar dayanıklı olması gerektiğini öğretti ve bunun üzerine farklı taşıma sistemleri üzerine çalışmalara başladık. Şu an geldiğimiz son noktada küflenme arttığında, su miktarı veya nem gibi olumsuz koşullarda salınım yapan, probleme hızlı cevap verebilen akıllı ve hedefli bir teknolojiye sahibiz. Bu teknolojimiz, 2019 yılında Amsterdam’da düzenlenen global bir yeşil girişim etkinliği olan Climate Launchpad yarışmasında binlerce proje içerisinden Deep-Tech ödülü, 2020 yılında Biomimicry Institute (USA) tarafından Biomimicry ödülü almaya hak kazandı.

  1. Rakiplerinizden sizi ayıran özellik nedir?

Buse Berber Örçen: Pazarda dikkat çeken isimler, genellikle moleküllerin bitkiye ulaştırmaya yönelik yenilikçi mekanizmalar geliştiren firmalar. Örnekle açıklamak gerekirse; biz cildimizde bir problem olduğunda, problemli bölgeye ilaç sürerek iyileşme sağlayabiliyoruz. Ancak bu yöntem bitkiler için geçerli değil. Bitkilerde tedavi sağlamak için tüm bitkiyi ilaçlı suyla yıkamak gerekiyor. Bu da her sene tonlarca su ve tonlarca zirai ilacın boş yere harcanması anlamına geliyor. En yakın rakiplerimizden bir tanesi uygulanan ilacı daha yoğun formda vererek tutunmayı arttırırken, bir diğeri de su ile salınım yapan bir sistem geliştiriyor. Bizim geliştirdiğimiz teknoloji ise hem su hem de asitlik değeri değişimine göre salınım yapan, bitki yüzeyine afinitesi yüksek bir uygulama sağlıyor. Bu da bozulma eğilimi göstererek asitlik değeri değişen meyvelerde bozulma sürecinin yavaşlatılmasını, dolayısıyla raf ömrünün de uzamasını sağlıyor. Yani özetle rakiplerimizden en önemli farkımız; hasat öncesindeki zararları engellemek için uygulanan Nanomik ürünü, hasat sonrasında meyve sebzelerin raf ömrünü ve kalitesini korumasına da katkı sağlıyor.

  1. Yakın zamanda bir yatırım aldınız. Süreç nasıl gelişti, kimler katıldı sürece, neler yaşandı?

Buse Berber Örçen: İTÜ Çekirdek sürecimizin ardından çıktığımız Big Bang sahnesinde ilk yatırımımızı İTÜ ARI Teknokent ve TR Angels’tan almıştık. Yatırımımızın ardından TR Angels’ın deneyim ve tecrübelerinden yararlanmaya devam ettik. Süreçte beraber ilerlediğimiz için ihtiyacımız olan yatırımın fazlasını tek turda tamamladık. Yatırım turunu TR Angels AŞ ve bireysel yatırımcılar ile kapattık. Ardından Avrupa pazarına yönelik çalışmalarımıza destek olacak, Avrupa’nın en önemli ağlarından olan Danimarka/ Amsterdam menşeili Rockstart yapısına katılarak 3. yatırımımızı aldık. Şu anda da EFSA ruhsat sürecimiz ve Avrupa pazarına açılma hedeflerimizi tamamlamak için yeni bir tura hazırlanıyoruz.

  1. Hedefleriniz neler?

Buse Berber Örçen: Nanomik gıda israfını hedef alan bir girişim. Bunun için de sadece belirli bir aşamada değil gıda tedarik zincirinin her aşamasına yenilikçi çözümler gerektiğinin bilincindeyiz. Tarladan sofraya uzanan gıda tedarik zincirinin her aşamasında kullanılabilecek yenilikçi ve doğal ürünler geliştirerek meyve & sebzelerin daha katma değerli hale gelmesi için çalışıyoruz. Şu an tarlada, depolama/paketlemede, hotel/catering/restoran zincirleri ve evlerde Nanomik ürünleri ile israfın önüne geçmek mümkün. Yakın gelecekte de lojistik zincirindeki kayıpların önüne geçebilmek için yeni ürünümüzü lanse etmiş olacağız.

Organizasyonumuz dünyanın her köşesine meyve & sebze ihracatı yapan, dünyanın en büyük üreticilerden olan bir ülkede. Bunu stratejik şekilde kullanarak tedarik zinciri modeli oluşturmak ve Afrika, Güney Amerika, Avrupa gibi diğer büyük üretici ülkelerde bu modeli hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Şu an Avrupa’da ilerlemeye devam ediyoruz, 2021 yılında yeni yatırımlarla Avrupa pazarındaki oyunculardan biri olmayı hedefliyoruz.

“Pes etmeden üzerine gittiğimiz her zorluk, çok büyük kazanımlarla bize geri döndü. Bu süreçte yaşananlar ne kadar inişli çıkışlı olursa olsun; doğru ekip, hedefe odaklılık ve tutkuyla kurulmuş yapıların kolay kolay yıkılmayacağına inanıyorum.”

  1. Bir girişimci olarak mutlaka inişleri ve çıkışları yaşamışsınızdır. Peki, yapamayacağım artık deyip, bırakma noktasına geldiğiniz oldu mu?

Buse Berber Örçen: Girişimcilik, özellikle pahalı bir altyapıya ihtiyaç duyulan biyoteknoloji, sağlık, tarım gibi alanlara hitap ediyorsa ilk zamanlarda oldukça zorlayıcı olabiliyor. Tabi ki biz de çok zorlayıcı süreçlerden geçtik ama dönüp arkama baktığımda hiç pes ettiğimizi hatırlamıyorum. Aksine, pes etmeden üzerine gittiğimiz her zorluk, çok büyük kazanımlarla bize geri döndü. Bu süreçte yaşananlar ne kadar inişli çıkışlı olursa olsun; doğru ekip, hedefe odaklılık ve tutkuyla kurulmuş yapıların kolay kolay yıkılmayacağına inanıyorum.

  1. Yatırım almak isteyen ya da yatırım turunda olan girişimlere tavsiyeniz ne olur?

Buse Berber Örçen: Kendi deneyimlerimizden yola çıkarak ilk söyleyebileceğim şey, yatırım turuna çıkmadan önce girişiminizin o sürece hazır olduğundan ve gelecek planlarınızdan emin olmanız gerektiğidir. Bu noktada eğer satışa yakınsanız, satış yapıp yatırımcı karşısına çıkmak her zaman çok önemli bir avantaj sağlar. Satış yapmak deep-tech veya pahalı ruhsatlama gerektiren bir ürün geliştiren girişimler için yatırım öncesi süreçte zor olabilir. Eğer bu kategoriye giren bir girişimseniz, hedef müşteri ile olan görüşmeler, niyet mektupları, ön satışlar, saha araştırmaları gibi pek çok ticari atılım da yine artı puan getirecektir.

  1. Sektörünüzün gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Buse Berber Örçen: Pek çok önemli kurum, kimyasal koruyucular ve pestisitlere yönelik 2050 hedeflerini yayınlamaya başladı, alternatif çözümler çok ciddi şekilde değerleniyor. Son yıllarda yayınlanan bazı raporlar, kimyasal koruyucu üreten firmaları da ciddi tedirgin eden “direnç gelişimi” problemine değiniyor ki bu problemler insanlarda yaşanan antibiyotik direncine benzer etkiler oluşturarak çok ciddi tarımsal alan zararlarına sebep olabilir. Bu sebeple pazarda söz sahibi büyük oyuncular rakipten çok stratejik partnerler olarak önem kazandı. %17’lik bir CAGR değeriyle yükselmeye devam eden biyopestisit pazarı yakın zamanda zararlı tarım kimyasallarının önemli şekilde azalmasını sağlayacak gibi görünüyor. Bu gelişmeler daha sürdürülebilir bir dünya için atılmış önemli adımlar ve bu sürece katkı sağlıyor olmak bizim için büyük gurur.

Yazar Hakkında

mm

Girişimcileri, şirketleri, yatırımcıları ve profesyonelleri bir araya getiren geniş bir ekosistem olan İTÜ Çekirdek, kimyadan elektroniğe, bilişimden biyogenetiğe tüm sektörlere açık bir girişimcilik merkezidir.

Paylaşım
Close