İTÜ Çekirdek girişimlerimizin yatırım serüvenlerini mercek altına aldığımız röportaj serimizden herkese merhaba! Yatırıma Giden Yol serimizin bu hafta konuğu, bulut ortamında hizmet veren ve kolay kurgulanabilir No-Code Uygulama Platformu sunan Workiom. Sorularımızı, Workiom kurucu ortağı Sinan Hatahet yanıtlıyor!

Röportaj serimizin tüm girişimcilerimize ve girişim adaylarına ilham olmasını umuyoruz. Aklınıza takılan herhangi bir soruda, https://blog.itucekirdek.com/iletisim/ adresinde yer alan mesaj kutucuğunu doldurarak bizimle iletişime geçebilirsiniz!

Merhaba, sizi ve Workiom ekibini okuyucularımıza tanıtmak isteriz.

Merhaba, ben Sinan Hatahet. Ömer Rabbat ile birlikte Workiom’un kurucu ortaklarındanım. Ömer, üniversite öğrenimini SVU Bilgi Sistemleri Mühendisliği bölümünde başarıyla tamamlamış bir Suriyeli bir yazılım mühendisi olarak Ürün, Teknoloji ve Bulut konularında liderimiz. Daha önce çalıştığı global yazılım firmalarında dünyanın önde gelen şirketlerinin kullandığı ürünlerin mimari liderliğini yapan ekiplerde önemli görev ve sorumluluklar aldı.

Ben de yine bir Suriyeli olarak teknoloji özgeçmişinden geliyorum, Fransa’da Compiegne Teknoloji Üniversitesi’nden doktora sahibiyim. Sektörde çalışmaya etik hacker ve ISO27001 danışmanı olarak başladıktan sonra birkaç yıl ürün yönetimi alanında görev aldım, daha sonra kendi alanım olarak benimsediğim pazarlama ve satışa odaklandım ve çalıştım.

Son olarak aldığımız yatırım ile birlikte yatırımcılarımız adına yönetim kurulunda bize katılan Nurettin Şendoğan da Türkiye’de ve globaldeki teknoloji girişimlerinde hemen her sektörün alanında lider şirketleriyle çalışmış, IPO ve exit tecrübeleri olan, bize de tecrübeleriyle ve vizyonuyla büyük katkısı olacağına inandığımız diğer ortağımız.

Ayrıca, ürün ve satış pazarlama başlıkları altında farklı yetkinlikler ve birikimlere sahip, kendilerini Workiom’u en üst seviye seviyeye ulaştırmaya adamış 10 kişilik harika bir ekibe sahibiz.

“Workiom olarak, şirketlerin karmaşık görünen ihtiyaçlarını oldukça basit bir yapıda etkileşimli uygulama ara yüzlerine dönüştürüyoruz.”

Workiom nedir, ne yapar?

Her şeyin bu kadar hızlı değiştiği ve ilerlediği günümüzde şirketler ve ekipleri, iş süreçlerini ve operasyonlarını dijitalize etmede ihtiyaç duyduğu kolay ve hızlı adapte edilebilir yazılım araçlarını bulma konusunda büyük sıkıntı yaşıyor. ‘Out of the box’ adı verilen hazır yazılımlar hem çok pahalı hem de ihtiyacı tam karşılamadığı gibi değişikliğe de çok müsait değil; ‘in-house’ diye adlandırılan kendi yazılım ekiplerinin geliştirdiği çözümler ise hem uzun zaman almakta hem de bu zaman içindeki değişiklikleri içeremediği için verimsiz ve başarı anlamında riskli oluyor. Bunların yanında kolayca başvurulan yöntemlerden biri olan Excel dosyaları zaman geçtikçe karmaşıklaşıyor ve ölçeklenebilirliğini yitiriyor.

Workiom olarak, buna çözüm üreterek bulut ortamında hizmet veren bir kolay kurgulanabilir No-Code Uygulama Platformu sunuyoruz, böylece şirketlerin karmaşık görünen ihtiyaçlarını oldukça basit bir yapıda etkileşimli uygulama ara yüzlerine dönüştürüp, süreçlerin takımlar ve kullanıcılar arasında yetkileri dahilinde kolayca işletilmesine ve sistemin işleyişini hızlandıracak otomasyonların da basit bir şekilde oluşturulabilmesine imkan sağlıyoruz.

Şirketler, Workiom’u kullanarak ihtiyacına en uygun uygulama şablonu ile başlayıp birkaç saat içinde kendine özel ihtiyaçlarına da cevap veren bir uygulamaya sahip olabiliyor. Geliştirdiğimiz çözüm ve platform ile CRM, Satış Gücü Otomasyonu, İş Emirleri Yönetimi, çeşitli İnsan Kaynakları uygulamaları, Ürün ve Proje Yönetimi uygulamaları, Sipariş Yönetimi, Depo Yönetimi uygulaması, Saha Denetim ve Yönetim uygulaması, Eğitim Yönetimi ve Rezervasyon temelli satış uygulamaları gibi bütünleşik ve takımlararası yoğun etkileşim gerektiren yüzlerce uygulama ihtiyacına çok hızlı ve uygun maliyetlerle cevap verilebiliyor.

Workiom’un bir kuruluş hikayesi var mı?

Kurucu ortağımız Ömer, fikrin merkezindeki isim olarak, daha önce bulut platform geliştirme ekibinin lideri olarak çalıştığı, Beqom’da sundukları ürünün daha hızlı, esnek ve verimli bir şekilde No-Code platformlarına benzer şekilde yeniden tasarlanması sürecinde, bunu mevcut bir yazılım devinde gerçekleştirmenin zorluğuna karşı; sektörler ve iş süreçlerinden bağımsız, her şirkete ve her departmana hitap eden bir No-Code platformu olarak kendisinin geliştirebileceğine inanmış ve  2018 Nisan ayında kendi girişimine ilk adımı bu şekilde atmış.

Yaklaşık 1 yıl sonra, İstanbul’da bir startup yarışmasında rakip olarak karşılaşırken ortak bir arkadaşımız vesilesiyle tanıştık. O yarışmada ben de start-up’ların fikirlerini başlangıçtan MVP seviyesine getirebilmelerine yardım eden bir ürün sunumuyla yer almıştım.

Birkaç hafta sonra Ömer ile daha yakın çalışma fırsatımız oldu ve onu Workiom’ un ilk ciddi gelirini yaratmaya başladığı dönemine geçmesinde destek oldum. Kendi teknik birikimimi dikkate alarak, Fransa’daki start-up ekosisteminde edindiğim tecrübeler ve erken de olsa başarıyla gerçekleştirdiğim Vulnit Exit’inin de verdiği heyecan ile kendisini ve ürününü tanıma fırsatı bulduğum Ömer ‘in geliştirdiği platformdan, enerjisinden ve azminden çok etkilendim.

“Birlikte ne yapabiliriz?” diye oturduğumuz ilk görüşmede 1 saatten az bir zamanda güçlerimizi birleştirmemiz gerektiği konusunda el sıkıştık ve Workiom’un ikinci çalışanı ve ilk yatırımcısı oldum.

Rakiplerinizden sizi ayıran özellik nedir?

Tabii ki Workiom pazardaki yegâne No-Code platformu değil, dünya çapında yüz binlerce kullanıcısı olan ve unicorn olmayı başarmış rakiplerimiz var. Bizi bu rekabette ayırdığını düşündüğümüz ve bize özgü olan 2 ana başlıktan bahsedebiliriz.

İlk olarak; ürün tarafında, rakiplerimiz ya çok esnek ama güçlü bir veri tabanı yönetme uygulaması ya da etkileşimi ön plana alan tamamen takımlararası iletişimi amaçlayan bir çalışma alanı uygulaması sunarak pazarda ayrışıyorlar. Workiom‘un stratejisi pazarda rakiplerimizin ayrıştığı bu iki önemli yeteneği de aynı platform üzerinde eksiksiz ve her noktada bütünleşmiş bir şekilde müşterilere sunabilmek.

Bunu yapabilmek için, çok gelişmiş veri yönetimi kabiliyetlerini ürünümüze kazandırarak en büyük şirketlerin devasa verileri ile en karmaşık veri modellerini dahi barındırabilecek, ölçeklenebilir bir performans ile sunabilecek ve bu yapıların üzerinde kurulu erişim yetkilerini her seviyede kurgulayabilecek bir platform geliştirdik.

Bunu yaparken, takımların ve departmanların üyeleri kullanıcıların, sistemin her bir yapısal parçası ve bu yapıların içerdiği veriler seviyesinde birbirleriyle ve sistem ile etkileşim içinde olabilecekleri yorumlar, mesajlaşma, uyarılar, davetler, paylaşma, yayma gibi birçok özelliği de kurduğumuz sağlam veri platformuna entegre bir şekilde geliştirdik.

Buna verimliliği ve etkinliği de dahil edebilmek için büyük gururla bahsettiğimiz otomasyon modülümüzü devreye aldık, böylece sunduğumuz etkinliği sadece kullanıcı ara yüzünden değil, sistemde kolayca kurgulanabilir tetikleyiciler ve aksiyonlar sayesinde iş süreçlerinin belirlediği her türlü koşulun sistemde bir işleme dönüşebilmesine de imkân tanımış olduk.

İkinci olarak ise; iş modeli tarafında, bize rekabette farklılık katacağını düşündüğümüz 2 önemli hizmet tanımladık.

Öncelikle, şirketlerin dijital dönüşümünde onlara yeni nesil çevik yaklaşımlara dayanan birikimlerimizi ve desteğimizi sunmak. Düşünülenin aksine çok gelişmiş IT ekipleri olan ve teknoloji merkezi haline gelmiş şirketlerde bile dijital dönüşümü öncelik haline getirmek ve bunu hızlı bir şekilde yapmak kolay olmayabiliyor. Bunun için kurduğumuz Müşteri Projeleri Başarı takımımızla, ürünün satışı ile birlikte projelere dahil olup müşterilerimizin ürüne adapte olmada zaman, maliyet ve efor kaybına uğramadan ürünümüzü başarılı bir şekilde devreye almalarında önemli bir rol oynuyoruz.

Dahası, Workiom olarak pazarlama eforlarımızın büyük bölümünü Silikon Vadisi şirketlerinin pek önemsemediği MENA bölgesine odaklıyoruz. Bu bölgedeki şirketlerin yerel gereksinimlerine önem veren, kullandıkları uygulamaların yerel dil desteğinden sahip oldukları birikimin içerik ve hukuki altyapısının yerel uzmanlıklarına uygun karşılık bulmasını talep etmelerine kadar ihtiyaçlarına cevap verecek bir çözüm bulamamalarından kaynaklı bir açığı doldurmak için çalışıyor. Bu noktada, hem satış pazarlama süreçlerinde hem de ürünün kullanımındaki yerelleştirme özelliklerinde bu esnekliği ve kabiliyetleri sunacak adımlar attık, atmaya da devam ediyoruz.

“Yeni yatırımımız ile birlikte hem ürünümüzü hem de iş süreçlerimizi önemli derece geliştireceğiz.”

Yakın zamanda bir yatırım aldınız. Süreç nasıl gelişti, kimler katıldı, neler yaşandı bu süreçte?

İlk yatırımcımız StartersHub ‘ın desteğiyle Türkiye’de erkenden ürün-pazar uyumunu yakaladıktan sonra bu yeni yatırım turu bizim büyüyen MENA bölgesi pazarlarındaki potansiyelimizi keşfetmemizi ve gerçekleştirmemizi sağlayacak. Heaventures‘ın katılımı da ürünümüzü daha da geliştirmemize; daha gelişmiş etkileşim, iletişim, uyumluluk, güvenlik ve entegrasyon özellikleri ile daha büyük lider şirketleri platformumuzda barındırmamıza imkân verecek.

Yeni yatırım ile birlikte hedeflediklerimizi 4 başlıkta özetleyebilirim:

  1. Herkesin hayalindeki No-Code platformunu sunacağız. Mevcut özellikleri zenginleştirmenin yanı sıra müşteri adayları ve müşterilerimizin en çok talep ettiği özellikleri de ürünümüze ekleyeceğiz. Bu sayede Workiom, sadece daha kolay kurgulanır olmayacak; çok daha hızlı kullanılır ve adapte olunur, iş kullanıcıları tarafından sahiplenilir hale gelecek.
  2. Daha fazla etkileşim ve iletişim özellikleri sunacağız. Workiom, güçlü etkileşim özellikleri ile kullanıcı dostu bir kullanım sağlarken, aynı zamanda yüksek derecede kurgulanabilirlik ve değiştirilebilirlik kabiliyetine sahip. Küçük ya da büyük şirketlerin, küçük ya da büyük ekipleri kendi içlerinde ya da aralarındaki gelişmeleri, görevleri, kazanımları, dokümanları ve bunun gibi birçok sistem içeriğini kolay ve akıcı bir biçimde takip edebilecek. Bu sayede her bir kullanıcı takımlarını başarıya ulaştırmada katılımcı bir rol üstlenebilecek.
  3. Daha fazla entegrasyon sunacağız. Veri entegrasyonu kanalında Workiom olarak; şimdiye kadar Zapier, Integrately, Pabbly gibi iş ortakları ile hareket edip, bu platformların sağladığı 4.500’den fazla connector’ü müşterilerine sundu. Şimdi ise hedefimiz Workiom’un sadece veri entegrasyonu olarak değil aynı zamanda şirketlerin sosyal medya, verimlilik, iletişim gibi birçok konuda kullandıkları uygulamalarla doğrudan bağlı kalan ve sürekli olarak etkileşim alışverişi yapan kendi bağlı-entegrasyon modülümüzü geliştirmek olacak.
  4. Daha fazla iş süreci ve iş akışına imkân vereceğiz. Workiom otomasyon motoru şimdiye kadar müşterilerimizin en beğendiği özellik oldu, fakat orada yapmayı planladıklarımızın henüz başındayız. Müşterilerimizin bu ilgisine karşılık olarak, daha fazla türde tetikleyiciler, daha çeşitli aksiyon seçenekleri ve hedef noktaları ile yönetilebilirliğin yanı sıra daha fazla kontrol ve koşul belirleme imkanları da sunacağız. Böylece, Workiom’un farklı ve talepkar ihtiyaçlara uyarlanması çok daha mümkün ve kolay olacak.

Workiom’un hedefleri neler?

Workiom olarak 3 ana hedefimiz var:

  1. 2021 yılı sonu itibariyle çok önemli olarak gördüğümüz 25K$ MRR’a ulaşmak. Bu hedefi başarmamız, ürünün mükemmel pazar uyumuna ulaşmış olması anlamına gelecek.
  2. Ürünümüzü her sektörün en büyük şirketlerinde kullanılır hale getirmek. Aktif olduğumuz pazarlarda No-Code platformları henüz daha çok KOBİ‘lerde tercih ediliyor, ürünümüzü şirketlerin süper liginde koşturacak olmaktan büyük heyecan ve gurur duyuyoruz. Bu daligde çok daha fazla ihtiyaç duyulan kontrol, uyumluluk, güvenlik ve sürdürülebilirlik gereksinimlerini müşterilerimize sağlamaktan geçiyor.
  3. MENA bölgesi pazarına alanımızda liderlik etmek. Bu, Türkiye’deki varlığımızı ve başarımızı artırmak, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri pazarlarındaki potansiyelimizi de sonuna kadar değerlendirmek anlamına geliyor. MENA ekosisteminin liderleri olarak gördüğümüz bu 3 pazarda herkesten önce hedeflerimize ulaşmak arzusundayız.

“Harika bir ürüne, muazzam bir başarıya, bulunması zor harika bir takıma, tüm desteğiyle yanımızda yatırımcılara ve devasa bir potansiyele sahibiz, daha fazla ne isteyebiliriz ki?”

Bir girişimci olarak mutlaka inişleri ve çıkışları yaşamışsınızdır. Peki, yapamayacağım artık deyip, bırakma noktasına geldiğiniz oldu mu?

Daha önce benim ve Ömer’in “buraya kadar” dediğimiz kısa anlar oldu, ama güzel olan o ki her defasında diğerimiz doğru kelimeleri bulup bir diğerimizi ikna ve motive etmenin yolunu buldu. Harika bir ürüne, muazzam bir başarıya, bulunması zor harika bir takıma, tüm desteğiyle yanımızda yatırımcılara ve devasa bir potansiyele sahibiz; daha fazla ne isteyebiliriz ki?

“Bize ilk aşamalarda kapılarını açan İTÜ Çekirdek, şirketleşmeye geçme aşaması öncesinde büyük katkı sağladı.”

Yatırım almak isteyen ya da yatırım turunda olan girişimlere tavsiyeniz ne olur?

Yatırımcı bulurken kesinlikle sadece paranın değil smart-money dediğimiz akıllı-paranın peşinde olsunlar. Sadece finansal başarılarını değil vizyonlarını da paylaşacak yatırımcılar, onlarla aynı alanda geçmiş deneyimleri ve başarılara sahip yatırımcılar kapalı görünen kapıları onlara açacak, pahalı hatalar yapmaktan da girişimcileri kurtaracaktır.

Diğer yandan, öncelikle daha fazla danışmanlık, mentorluk ya da bilgi ihtiyacınız olduğu dönemlerde bunu yatırımcı arayarak çözmeye çalışılmamalı. Daha önce başka start-up başarıları olabilir, buna rağmen her zaman belli noktalarda tünelin sonunu göremediğimiz, hatta bunun farkında bile olmadığımız anlar var. Her start-up’ın kendine has bir yolculuğu olur, her zaman aynı durumlarda aynı çözümler çalışmayabilir. Bu nedenle, doğru mentorluğu ve tavsiyeleri aldığınızdan bir kurul ya da topluluk ile dirsek temasında olmaya özen göstermeliler.

Örneğin, bize ilk aşamalarda kapılarını açan İTÜ Çekirdek şirketleşmeye geçme aşaması öncesinde büyük katkı sağladı. Belli bir süreçten sonra bünyesinde bulunduğumuz Başakşehir Living Lab’da başarımızda önemli rol oynadı diyebiliriz. Bize çalışmak için çok güzel bir ortam vermenin yanı sıra bizi ilk yatırımcılarımıza ulaştırmada ve sunmada, ilk kurumsal müşterilerimiz ile görüşmelerimizde bize destek için toplantılara katılarak güven verme anlamında büyük katkıda bulundular. Bu destekler olmadan şu anki başarımızı yakalamamız mucize olurdu!

Sektörünüzün gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Pandeminin etkisiyle, dijital dönüşüm ile ekiplerin mobilizasyonu ve etkileşimi konusundaki ihtiyaçlar çok arttı ve artmaya devam ediyor. Her geçen gün daha fazla şirketin bu yolda ilerleyeceğini ve No-Code uygulama platformlarının bu yolda en güvenilir, en uygun maliyetli ve sürdürülebilir seçenek olacağını öngörüyoruz. Hem kamuda hem de özel sektörde dijitalleşmenin uçtan uca daha fazla sahiplenileceğine inanıyoruz.

“Pazarda ses getirecek büyük bir sıçramanın eşiğinde olduğumuzu hissediyoruz.”  

Eklemek istedikleriniz neler?

Mevcut yatırımcılarımızdan sonra bize yeni katılan Heaventures‘ın ortaklığından dolayı oldukça mutlu ve heyecanlıyız. Nurettin Şendoğan‘ın da yönetim kurulumuza katılması ile birlikte uzun yılların bilişim sektörü tecrübesini beraberinde bize getirecek olması, her sektörde alanında lider olmaya ya da kalmaya çalışan en büyük şirketleri Workiom ekosistemine dahil etmemize ön ayak olacağına ve bize benzer start-up’larda daha önceki birikim ve başarılarını bizlerle paylaşacak olmasının Workiom‘a büyük değer katacağına inanıyoruz. Son olarak belirtmeliyim ki, pazarda ses getirecek büyük bir sıçramanın eşiğinde olduğumuzu hissediyoruz.

Yazar Hakkında

Paylaşım
Close