Şirketler ve bireysel Linkedin üyeleri, profesyonel ağlarıyla bağlantıda kalmanın ve daha fazla etkileşim kurmanın yeni yollarını aradıkça bu mecrada içerik oluşturma oranı da her geçen gün artıyor. Linkedin platformunda yayın yapan çok sayıda kişi varken özellikle yeni girişimciler bu kalabalığın arasından sıyrılmanın ve işlerini ya da markalarını ön plana çıkarmanın yollarını bulmakta zorlanıyor.

Linkedin’de ürün yöneticisi olan ve organik pazarlama çözümleri bulma üzerine çalışan Ting Ba, Linkedin’de daha fazla kişiye ulaşmak isteyenler için bazı tavsiyelerde bulunuyor.

Daha Fazla Bağlantı mı Yoksa Takipçi mi İstiyorsunuz?

 Bunu belirlemek için ilk olarak takipçileriniz ve bağlantılarınız arasındaki farkı kavramanız gerekiyor. Linkedin’de birini takip ettiğinizde o kişinin gönderilerini görebilirsiniz ancak o, sizinkileri göremez. Linkedin üyelerinin sizi takip etmesine izin vererek paylaşımlarınızın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayabilirsiniz. Karşılıklı olarak birbirinizin paylaşımlarını görebildiğiniz kişilerse bağlantılarınızdır. Linkedin yolculuğunuza başlamadan önce, ilk olarak bu iki kitleden hangisinin çoğunlukta olmasını istediğinize karar vermeli ve içerik üretiminizi bu doğrultuda yapmalısınız.

Ek olarak, aklınızda tutmanız gereken bir diğer konu ise Linkedin’in kullanıcılarına yalnızca tanıdıkları ve güvendikleri kişilerle bağlantı kurmalarını öneriyor oluşu. Bu konu ile ilgili olarak Ting Ba, Linkedin kullanıcılarına tanımadıkları birinden gelen davetleri kabul etmeden önce kendilerine “Bu kişiyle bir konferansta karşılaşsaydım onunla bilinçli ve istekli olarak konuşur muydum?” sorusunu yöneltmelerini tavsiye ediyor. Eğer cevap “evet” ise bu kişiyi bağlantı olarak kabul edebileceklerini, “hayır” ise takipçi olarak kalmasının daha iyi olabileceğini belirtiyor.

İçerik Fikri Üretirken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

 Ne kadar çok takipçiniz varsa; bu, içeriklerinizi haber akışında o kadar çok kişinin gördüğü anlamına geliyor. Ancak Ting Ba, üretilen içeriklerin sunduğumuz ürün veya hizmetle ve takipçi kitlemizle uyumlu olup olmadığına dikkat edilmesi gerektiğinin de altını çiziyor. İçerikleriniz takipçilerinize uygun değilse ve görmezden gelinirlerse Linkedin, bu içeriğin yeteri kadar ilgi çekici olmadığını varsayıyor ve daha az kişiye göstermeye başlıyor.

Ting Ba, belirlediğiniz hedef kitle için içerik oluştururken ilk adımınızın hedef kitlenizi anlamanız ve ne tür içeriklere önem verdiklerini, son dönemde tükettikleri şeylerin ne olduğunu araştırmanız gerektiğini belirtiyor. Linkedin’in bu araştırmayı yapmanızı kolaylaştıracak “İçerik Önerileri” özelliği bulunuyor. Bu araç; hedef kitlenizin tükettiği içeriği, konuları ve makaleleri gerçek zamanlı olarak keşfetmenize olanak tanırken iş fonksiyonuna, sektöre, kıdeme ve konuma göre filtreleme seçenekleri de sunuyor.

İlgi Çekici İçerik Nasıl Oluşturulur?

 İçerik Önerileri aracı, hedef kitlenizle ilgili konuları ortaya çıkarmak için önemli bir yol olsa da Ting Ba, bu tarz paylaşımların ötesine geçmeniz ve yayınlayacağınız içeriğe kendi bakış açınızı katmanızın önemli bir detay olduğunun altını çiziyor.

Ting Ba, aynı zamanda paylaşımlarınızı bir soruyla bitirmenin, içeriğinizi yoruma daha açık hale getireceğini ve böylelikle Linkedin tarafından “ilgi çekici paylaşım” olarak algılanma olasılığının daha da artacağını belirtiyor. Takipçilerinizle sohbet havasında paylaşımlar yapmanın en iyi yollarından birinin canlı yayınlar olacağını ifade eden Ting Ba, canlı yayınlar sırasında; röportajlara yer vermek, vaka çalışmaları paylaşmak gibi hedef kitle için faydalı ipuçları sağlamanın da oldukça yararlı olacağını vurguluyor.

Linkedin’de etkileşiminizi artırmanın bir diğer yolu ise anketlerden geçiyor. Ancak anketlerinizi düzenlerken sadece kullanıcılarınıza soru sormuş olmak için bir anket paylaşmak yeterli olmuyor. Örneğin “Sağ elinizi mi yoksa sol elinizi mi kullanıyorsunuz?” gibi hiçbir değeri olmayan ve kimseye bir fayda sunmayan sorular, etkileşim oranınızı artırmayacağı gibi, takipçi sayılarınızın azalmasına de neden olabiliyor. Bu sebeple bir anket oluşturmadan önce bir “neden” ile başlamak gerekiyor. Takipçilerinizin fikirlerini ve ihtiyaçlarını öğrenmek adına, bulunduğunuz sektörle ilgili düşüncelerini paylaşmalarını isteyeceğiniz anketler hazırlayabilirsiniz.

 

Kaynak: https://www.entrepreneur.com/article/376277

Yazar Hakkında

mm

Girişimcileri, şirketleri, yatırımcıları ve profesyonelleri bir araya getiren geniş bir ekosistem olan İTÜ Çekirdek, kimyadan elektroniğe, bilişimden biyogenetiğe tüm sektörlere açık bir girişimcilik merkezidir.

Paylaşım
Close