Hakkımızda & İletişim

Desteklediği 1000 civarı girişimin toplam değerlemesi 65 milyar doların üzerinde olan Y Combinator, dünyadaki tüm girişimcilerin yararlanması için büyük bir rehber hazırladı. Büyük Girişimcilik Rehberi’ni haftada iki bölüm yayınlanacak şekilde Türkiye’nin girişimcilerine sunmaya başlıyoruz. Başlangıcı ise tabii ki her girişimin yapı taşı olan “fikir” ile yapıyoruz.

Girişimcilerin karşılaştığı ilk soru ne yaptıkları ve nedenidir. Buna kısa ve öz bir yanıt verebiliyor olmanız gerekir çünkü yanıtınız hem girişimci olarak size hem de fikrinize dair ilk izlenimi oluşturur. Fikriniz ve girişiminiz hakkında açıkça konuşabilmeniz ve düşünebilmeniz önemlidir. Bu yeteneğe işe alma, yatırım bulma ve satış süreçlerinde de ihtiyaç duyacaksınız. Açık ve anlaşılır fikirler kolay yayılırlar, karmaşık fikirler ise düzensiz düşünmenin ürünleri veya gerçek olmayan problemlerin çözümleri olarak algılanırlar. Bir fikir onu duyan ilk insanların bir bölümünü heyecanlandırmıyorsa, elinizde kötü bir fikir var demektir.

Yanıtlamanız gereken bir diğer soru ise ürününüze kimin ihtiyaç duyduğudur. En ideal senaryoda, girişimci olarak siz ürünün hedef kitlesinin içindesinizdir. Bu da size hedef kitleyi en iyi şekilde anlama kabiliyeti sağlar.

Eğer girişiminizin halihazırda müşterileri varsa, kaç tane olduklarını ve ne kadar hızlı arttıklarını yanıtlamanız gerekecek. Kimi senaryolarda müşteriler ürünü beğenseler bile kullanıcı tabanı organik olarak büyümeyebilir ve bu çözülmesi gereken bir sorundur.

Eğer henüz hiç müşteriniz yoksa, atmanız gereken ilk adım ideal satış ve pazarlama stratejisini planlamaktır. Neyse ki bu konuda size yardımcı olacak kuluçka merkeziniz burada.

Bir fikri test etmenin iki yolu vardır…

Bir fikri test etmeniz iki yolu vardır: Kullanıma sunun ve ne olduğunu görün veya satmaya çalışın. İlk seçenek son kullanıcı ürünleri için idealken, ikincisi kurumsal çözümlerde daha iyi sonuçlar veriyor. Çünkü son kullanıcılar size ürününüzü kullanacaklarını söyleyip ardından fikirlerini değiştirebilirler. Kurumsal tarafta ise firmalar teknoloji çözümlerine hiç olmadığı kadar ihtiyaç duyuyorlar. Eğer kurumsal bir çözüm geliştiriyorsanız, geliştirme süreci esnasında potansiyel müşterileriniz ile görüşmeler gerçekleştirmelisiniz. Bu sayede, daha ürününüz tamamlanmadan ona müşteri bulabilirsiniz. Biyoteknoloji ve iş teknolojileri firmaları için fikirlerini test etme yöntemi, potansiyel müşteriler ile görüşmek ve onların ihtiyaçları doğrultusunda teknolojinizin çekirdeğinin ne olacağını kararlaştırabilirsiniz.

Fikrinizin kullanıcılardan gelen geri bildirimler ile evrim geçirmesine izin vermelisiniz. Kullanıcılarınızı çok iyi anlamanız da bir o kadar önemli, ancak bu sayede fikrinizi onlar için ideal hale getirebilirsiniz. Tüm bunlar, harika bir ürün geliştirmenin ve dolayısıyla dev bir firma inşa etmenin ön şartlarını oluşturuyor.

Girişiminizin geleceğine dair büyük düşünmeniz gerekiyor. Firmanızın gelecekte tekele dönüşmesi mümkün mü? Tabii buradaki “tekel” kavramı, rakiplerinize karşı etik olmayan tutumlar sergilemeniz değil, kopyalanması zor ve güçlü olmanız anlamına geliyor (Bknz: Uber).

Fikrinizi değerlendirirken pazar şartlarını da göz önünde bulundurmalısınız. Bugün ne kadar büyük, ne kadar hızlı büyüyor ve bundan 10 yıl sonra büyük olmasını ne sağlayacak gibi soruların yanıtını biliyor olmalısınız. Fikrinizin başarılı olması için, içinde bulunacağı pazarın dinamikleri hayati önem taşır. Bir pazarın bugün büyüyor olması, onun gelecekte de büyüyeceği ve daha da önemlisi girişimler için uygun olduğu anlamına gelmez.

Girişimler için en ideal pazarın, teknolojik değişimlerin yeni yeni dönüştürmeye başladığı ve çoğu insanın henüz değişimi fark etmediği pazarlar olduğu görüşü hakimdir. Ayrıca dev firmaların dönüşümü gerektiği gibi karşılayamadığı pazarlar da girişimler için fırsatlar barındırır fakat burada da köklü ve yerleşmiş bir rakip ile mücadeleye hazır olunması gerekir. Sonuç olarak ideal senaryo, küçük pazardan büyük pay almaya işaret ediyor.

İdeal senaryo küçük pazardan büyük pay almak

Fikrinizin yeni olması, halihazırda var olan bir fikrin türevi olmasından iyidir. Bugün dev olarak tanımlanan teknoloji firmalarının neredeyse tümü özünde yeni bir fikir etrafında kuruldu. Eğer 10 girişim aynı zamanda aynı fikir etrafında kuruluyorsa ve sizin firmanız da onlardan biri olma yolundaysa, fikrinize şüpheci yaklaşma vakti gelmiş demektir.

Kulağa her ne kadar mantığa aykırı gelse de, yeni bir şey yapmak, halihazırda var olan bir şeyin daha iyisini yapmaktan daha kolay ve avantajlıdır. Ayrıca, eğer alanında ilk bir fikri hayatı geçirirseniz, nitelikli insanlar ekibe katılmak ve yardımcı olmak isteyeceklerdir.

Mantık dışı gerçekler serisini sürdürmek gerekirse, iyi fikirler kimi zaman kulağa kötü gelebilir. Bu nedenle, fikrinize karşı çok korumacı olmanız gerekmez. Eğer gerçekten iyi bir fikirse, çoğu kişi onu çalmaya değer görmeyecektir. Diyelim mi fikriniz çalınmaya değer bulundu, endişelenmenize gerek yok. Çünkü fikirleri çalarak onlardan başarılı girişimler kurmaya çalışanların sayısı, gerçekten iyi bir fikri olanlar karşısında devede kulak kalır. Ne yaptığını anlatarak insanları size yardımcı olmaya ikna edebileceğinizi de unutmayın.

Fikrinizi paylaştığınız insanların büyük bir bölümü size bunun iyi bir fikir olmadığını söyleyebilir. Belki haklılar, belki de girişimleri değerlendirmede iyi değiller ya da kıskanıyorlar. Sebep ne olursa olsun, bu durumu çok sık yaşayacaksınız, canınızı sıkacak ve bunun sizi etkilemeyeceğini düşünseniz bile etkileyecek. Fikrinize inancınızı ne kadar hızlı artırırsanız ve kıskançların söylediklerinden çok etkilenmemeyi öğrenirseniz sizin için o kadar iyi. Ne kadar başarılı olursanız olun, inandığınız fikirler hakkında negatif söylemler duymaya devam edeceksiniz.

Serüvenin yakıtı girişimcinin fikrine beslediği inanç

Peki ya aklınızda hiçbir fikir olmadığı halde yine de bir girişim kurmak istiyorsanız? En iyisi kurmayın. İdeal girişimcilik senaryosu önce bir fikre sahip olmaktan ve ardından bu fikri gerçekleştirmek şeklinde ilerliyor. Kaldı ki girişimcilik serüvenin birçok zorluğunu çekilebilir kılan da girişimcinin fikrine olan inancından başka bir şey değil.

Y Combinator gerçekleştirdiği bir deneyde, herhangi bir fikre sahip olmayan yetenekli ekiplere yatırım yaptı ve girişimlerini kurduktan sonra iyi bir fikirle gelmelerini bekledi. Deney, tüm girişimlerin başarısız olmasıyla sonuçlandı. Sorun yetkin girişimcilerin birden fazla iyi fikre sahip olmaları. Daha büyük sorun ise girişim kurulduktan sonra bir fikir bulmak için acele etmek ve artık resmi bir firma söz konusu olduğu için çılgın fikirleri değerlendirme şansını yitirmek. Bu noktada girişimci makul ve türev fikirleri geliştirmeye mahkum oluyor ki bu tüm ana fikre aykırı.

Sonuç olarak, kendinizi iyi bir fikir bulmaya zorlamamalısınız. Bunun yerine birçok farklı şeyle ilgili bilgi sahibi olun ve kendinizi eğitin. Fark ettiğiniz problemler üzerine yoğunlaşın, nasıl çözülebileceklerine odaklanın ve sektörlerdeki teknolojik dönüşümlerin yakın takipçisi olun. İlginç bulduğunuz projelerde görev almak, zeki ve ilginç insanlarla zaman geçirmez iyi fikirler bulmanızı sağlayabilir.

Yazar Hakkında

mm

Girişimcileri, şirketleri, yatırımcıları ve profesyonelleri bir araya getiren geniş bir ekosistem olan İTÜ Çekirdek, kimyadan elektroniğe, bilişimden biyogenetiğe tüm sektörlere açık bir girişimcilik merkezidir.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Paylaşım
Kapat