İTÜ Çekirdek girişimlerimizin yatırım serüvenlerini mercek altına aldığımız röportaj serimizden herkese merhaba! Röportaj serimizin girişimcilerimize fayda sağlamasını umuyoruz.

Aklınıza takılan herhangi bir soruda, https://blog.itucekirdek.com/iletisim/ adresinde yer alan mesaj kutucuğunu doldurarak bizimle iletişime geçebilirsiniz!

Yatırıma Giden Yol röportaj serimizin dördüncü konuğu, kitle kaynaklı, yeni nesil araştırma ve pazarlama platformu Pollective! Pollective’in Kurucu Ortakları Hatice Kulak & Enes Keskin sorularımızı yanıtlıyor!

Merhaba, sizi ve Pollective ekibini okuyucularımıza tanıtmak isteriz.

Pollective çekirdek ekibi 3 kişiden oluşuyor. Hatice Kulak, Enes Keskin, Onur Şahindur. Üçümüzün de kurumsal alanda 10’ar yıldan fazla tecrübemiz bulunuyor.

Hatice Kulak: Pazarlama ve operasyonel süreçlerden sorumluyum. Ankara üniversitesi Reklam ve Halkla İlişkiler bölümünden mezun olduktan sonra ajanslarda ve Puma, Inditex gibi markalarda pazarlama ve satış üzerine çalıştım.

Enes Keskin: Kreatif ve stratejik planlamalardan sorumluyum. Bilgi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarım mezunuyum ve sonrasında 5 yıl boyunca KüçükÇiftlik Park etkinlik koordinatörlüğü ve Kreatif direktörlük yaptım. 2016’da ABD odaklı Kickstarter projesinin tüm süreçlerini yönettim ve fonlanmasını sağladım. Pollective öncesinde de farklı ajans, belediye ve markalara görsel pazarlama danışmanlığı ve tasarım hizmeti verdim.

Onur Şahindur: Pollective kurucu ekibine Late Founder ve CTO olarak katıldım. Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği 2014 mezunuyum. Bankacılık ve finans alanlarında, dijital reklam ve medya mobil uygulamalarında ve birden fazla startup içerisinde hem frontend hem backend developer olarak yer aldım. Yaklaşık 2 yıl kadar kendi yazılım şirketimde çalıştım.

Pollective nedir? Ne yapar?
Pollective kitle kaynaklı, yeni nesil araştırma ve pazarlama platformudur. Anlamlandırılmış datayı herkes için ulaşılabilir hale getirmek ve genelde tek tarafın faydasına ilerleyen içgörü pazarını çift taraflı hale getirmek amacı ile yola çıktık. Pollective, son kullanıcının da araştırma oluşturup yayınlayabileceği, yaş, cinsiyet, lokasyon verilerine ulaşabileceği ve araştırmaya katılanların da bu verilerden yararlanabileceği bir sistemdir. Bu noktada özellikle girişimcilerin veya girişimci olmak isteyenlerin çok işine yarayacak bir ürün olduğunu söyleyebiliriz.

Markalara ise zamandan ve iş gücünden tasarruf edebilecekleri, araştırmalarını dakikalar içinde hazırlayıp yayına alabilecekleri, ön segmentasyon ile nokta atışı hedef kitleye ulaşıp saatler içinde sonuç alabilecekleri bir sistematik sunar.

Markalar, modern kullanıcının ve pazarlamacının ihtiyaçlarını ve beklentilerini gözeterek farklı cevap alma yöntemleri (Yazılı çoktan seçmeli, Resimli çoktan seçmeli, Açık uçlu vb.) ile ihtiyaca yönelik araştırmalar hazırlayabiliyor. Kısa bir süre içerisinde araştırmanın hazırlanabilmesi için geliştirilen UI/UX ve altyapı, kullanıcının belirlediği hedef, süre doğrultusunda sadece istenilen yaş, cinsiyet, lokasyon ve seçilen detaylı segmentasyondaki personalara iletiliyor bu şekilde her kullanıcı kendisine ait bir akışa ve ilgi alanına giren araştırmalara cevap verirken marka da ilgili kişilere ulaşabiliyor.

Pollective ilk yola çıkış stratejisini önümüzdeki günlerde hayata geçirmiş olacak. En baştan hedeflediğimiz kazanımı iki taraflı hale getirme sistematiği ile araştırmalarda içgörülerini, zamanlarını ve ilgilerini paylaşan kullanıcılar marka/araştırmacı tarafından belirlenen “Polly” miktarı ile ödüllendirecek alt yapıyı şu anda hazırlıyoruz. Polly, kullanıcı tarafından istediğinde banka hesabında lokal para birimi ile transfer edilebilecek ya da Pollective içerisinde listelenen STK’lardan birine (Hayvan barınakları, TEMA vb.) bağış olarak aktarılabilecek.

Girişiminizin bir kuruluş hikâyesi var mı?
Enes Keskin: 2017 yılında New York merkezli iBrush 365 için pazarlama stratejisi hazırlarken ürünün lansmanı yerine Kickstarter üzerinden fonlamaya açmak ve oradan aldığı PR değeri ile pazarlama çalışmalarını yürütmek üzerine bir çalışma yapıyordum. Ürünün kutusundan, kurumsal kimliği ve tüm kampanya stratejileri ile A’dan Z’ye ilgilenmiştim. Hatice ile de KüçükÇiftlik’te çalıştığım dönemde birlikte gerçekleştirdiğimiz organizasyonlar sürecinde tanışıyorduk. Sağolsun bana Kickstarter projesi döneminde de çok destek oldu. Kampanya tamamlandığında Hatice ile birlikte kendi crowdfunding projemizi oluşturduk amacımız Türk çayını Avrupa ve Amerika’ya tanıtmaktı ve bunun için Muutea markasını çıkardık. Muutea’nin farklı paket tipleriyle sağlıklı yaşamı destekleyen ve aynı zamanda birbirini tanımayan insanların sohbet başlatıcı olarak kullanabileceği, yeni arkadaşlıkların doğmasını sağlayacak bir pazarlama planı vardı. Tüm çalışmalar tamamlanmıştı ancak 2016 Temmuz ayında ülkece içinden geçtiğimiz zorlu bir döneme girdiğimiz için gereken ilgi ve alakayı gösteremedik. Fonlanmayan bir proje olarak rafa kaldırmak durumunda kaldık. Fakat bu iş birlikleri bizi Pollective’in yolculuğuna hazırlamış oldu.
Kurumsalda yaptığımız çalışmalarda ve bu iki proje için yaptığımız hazırlık süreçlerinde Pollective gibi bir ürüne ne kadar ihtiyacımız olduğunu fark ettik ve Pollective üzerine çalışmaya başladık. Pollective’i yayına almadan önce sektörde de valide etmek istediğimiz için farklı girişimcilik programlarına başvurduk ve kabul aldık. Böylece Pollective hikâyemiz başlamış oldu.
Muutea: https://www.youtube.com/watch?v=9b0ANvMgqpI&feature=emb_title

“Pollective; KOBİ’ler, startuplar, bireysel kullanıcılar ve büyük hacimli firmaları için süreci olabildiğince kolaylaştırıcı ve hızlandırıcı hale getirerek tüketici içgörüsünü ve anlamlandırılmış veriyi günlük karar alma süreçlerine dahil etmeyi amaçlıyoruz.”

Rakiplerinizden sizi ayıran özellik nedir?
Pollective, SaaS bir platform olarak araştırmayı herkese erişilebilir kılmayı hedefliyor. Kendi kitlesi sayesinde araştırmayı hızlı ve güvenilir bir hale getiriyor. Bu alanda son kullanıcıya hizmet veren ya da vermeyi hedefleyen bir platform şu anda bildiğimiz kadarıyla yok. Bunun dışında SaaS olarak da hala eksikler olduğunu görüyoruz. Pollective; KOBİ’ler, startuplar, bireysel kullanıcılar ve büyük hacimli firmaları için süreci olabildiğince kolaylaştırıcı ve hızlandırıcı hale getirerek tüketici içgörüsünü ve anlamlandırılmış veriyi günlük karar alma süreçlerine dahil etmeyi amaçlıyoruz.

Kullanıcı tarafında ise Pollective bir girişimden ziyade bir manifesto; verilerimizin değeri ve gizliliğin önemi her geçen gün daha da anlaşılıyor. Pollective, artık son kullanıcının da gizliliği korunarak verilerini kendi kontrolünde paylaşabilmesini ve pastadan kendisinin de pay almasını sağlayacak. İlerleyen zamanlarda bu manifesto ile ilgili daha fazla detay paylaşacağız.

Pollective 1 milyon TL Yatırım Aldı!

Yakın zamanda bir yatırım aldınız. Süreç nasıl gelişti, kimler katıldı sürece, neler yaşandı?
Hatice Kulak: Biz, Enes’in de söylediği gibi farklı girişimcilik programlarına dahil olarak geliştirme süreçleri süresince hem enerjimizi yüksek tuttuk hem de yatırım şirketlerinin Pollective’i daha fikir aşamasındayken tanımalarını sağladık. KT Portföy ile tanışmamız da Kuveyt Türk’ün Lonca programı aracılığıyla oldu. Süreç boyunca bizi yakından takip ettikleri için gelişmelerimizden düzenli olarak haberdar oldular ve sonrasında kurul karşısına çıkıp onlardan da onay alındıktan sonra görüşme süreçlerine başladık. Süreçle farklı bir yatırımcı ile görüşmedik. Hem beklediğimiz ve planladığımız hem de hızlı aldığımız bir teklif süreci oldu bizim için. Her iki tarafta da ekipler birbirini tanıdığı ve güven duyduğu için süreç daha kolay ilerledi diyebiliriz. KT Portföy ekibi çok profesyonel ve kesinlikle girişimci dostu kişilerden oluşuyor.

Pollective’in hedefleri neler?
Pollective’in planladığımız teknik özelliklerin hepsini tamamlamak ve yola çıkarken yapmak istediğimiz ürüne %100 oranında ulaşmak ve eş zamanlı olarak hem kullanıcı sayımızı arttırmak hem de yurtdışı denemelerimizi başlamak istiyoruz. Pollective’in şu anda da yurt dışından kullanıcıları var fakat içerideki araştırmaların tamamı Türkçe olduğu için yurt dışı kullanıcıların tamamı farklı ülkelerde yaşayan Türk vatandaşlarımızdan. Yakın zamanda planladığımız güncellemeler ile farklı diller için de akışlar oluşturabilecek ve farklı ülkelerde testler yapabileceğiz. Az önce söylediğimiz gibi ödeme entegrasyonu da bu planların arasında.

“Hepimiz insanız ve iniş çıkışlarımızın olduğu günler oluyor. İşte o noktada devreye iyi bir ortağa sahip olmak giriyor!”

Bir girişimci olarak mutlaka inişleri ve çıkışları yaşamışsınızdır. Peki, yapamayacağım artık deyip, bırakma noktasına geldiğiniz oldu mu?

Hatice Kulak: Bırakacağız dediğimiz bir nokta açıkçası olmadı. Yorulmadığımız günler yok diyemeyiz. Özellikle Türkiye’deki süreçlerin uzun sürmesi ya da son dakika çok acil şeklinde olması, iş süreçlerinde bu ikisinin ortasının pek olmaması zaman zaman mental olarak yoruyor. Girişimcilik mental olarak zorlu bir yolculuk. Hepimiz insanız ve iniş çıkışlarımızın olduğu günler oluyor hele ki Türkiye gibi dinamik bir ülkede olmaması imkansız. İşte o noktada iyi bir ortağa sahip olmak devreye giriyor, birbirinize destek olarak bu süreçleri kolayca atlatabiliyorsunuz. Biz hep birbirimize Game of Thrones’dan alıntı yapıyoruz tam bu süreci aktarmıyor ama bizim hissiyatımıza örnek veriyor: “When the snows fall and the white winds blow, the lone wolf dies but the pack survives.” Pollective’in içinde de böyle küçük geek dokunuşlar var 🙂

“Sektörünüzde yatırımları olan ya da o sektör ile ilgilenebilecek yatırımcılar bellidir bir liste yapıp o kişiler ile yatırım aramadan önce de iletişimde olursanız muhtemelen sizi ve gelişim süreçlerinizi bildikleri için bu süreci daha kolay atlatabilirsiniz.”

Yatırım almak isteyen ya da yatırım turunda olan girişimlere tavsiyeniz ne olur?
Enes Keskin: Açıkçası yatırım turu tam olarak açtık diyemeyeceğimiz için diğer girişimlerde süreçler nasıl ilerliyor bilmiyoruz. Pollective’in attığı her adım planlıydı ve tüm süreçler bu plana göre de ilerledi. Şu anda da o planlar dahilinde ilerliyoruz. Süreçlerde özellikle erken aşama iseniz tüm süreçleri kendiniz yönetin, sözleşmelerde karşınıza çıkacak terimler aşağı yukarı belli bu sebeple öncesinde bu terimler nedir bilirseniz sizin için iyi olur. Sizin sektörünüzde yatırımları olan ya da o sektör ile ilgilenebilecek yatırımcılar bellidir bir liste yapıp o kişiler ile yatırım aramadan önce de iletişimde olursanız muhtemelen sizi ve gelişim süreçlerinizi bildikleri için bu süreci daha kolay atlatabilirsiniz.

Sektörünüzün gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Esomar verilerini baz alarak örnekler vereceğim: Pandemi süreçleri ile birlikte de aslında bu içgörülerin ne kadar isabetli olduğunu an be an gözlemledik. İçgörü pazarında online araştırma ve mobil araştırmada yükseliş olduğu geleneksel yöntemlerden yeni nesil yöntemlere geçiş trendi var. 2018 dünyada ilk defa karlılık anlamında geleneksel yöntemler ile yeni nesil yöntemlerin eşitlendiği yıl oldu. Yeni nesil yöntemler her geçen gün ağırlığını daha da artırıyor. Türkiye ise Esomar verilerine göre %58 yüz yüze görüşme ile hala geleneksel yöntemlerin ağır bastığını ve pazarda yeni nesil yöntemler için fırsatlar olduğunu söyleyebiliriz.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Pabbler girişimi için geçtiğimiz günlerde bir araştırma gerçekleştirdik. Salvo İstanbul ajansı için de konkur süreçlerinde içgörülerine stratejilerine temel oluşturacak bir araştırmayı 19 saat içinde soruların hazırlanması, yayınlanması, sonuçların alınması ve analizini tamamladık. Şu anda da farklı sektörlerde büyük 3 şirket ile anlaşmalarımızı tamamlamak üzereyiz. Süreçler tamamlandığında onları da duyuracağız. Bunun dışında Pandemi süreçlerinde uzaktan çalışan ekip motivasyonlarını takip etmek ihtiyaçlarını iyi analiz etmek ve bağlılığı arttırmak için hazırladığımız kurum içi araştırma paketimizi de daha çok girişim ve kurum ile kullanmaya başladık.

Oya Ayanoğlu

Yazar Hakkında

mm

Girişimcileri, şirketleri, yatırımcıları ve profesyonelleri bir araya getiren geniş bir ekosistem olan İTÜ Çekirdek, kimyadan elektroniğe, bilişimden biyogenetiğe tüm sektörlere açık bir girişimcilik merkezidir.

Paylaşım
Close