Kısa, net ve acı bir gerçek: Dünyada yiyecek bulamadığı için ölen insanlar var. Birleşmiş Milletler’e göre dünyada yaşayan her 100 kişiden 11’i -yaklaşık 800 milyon insan- yeterli yiyecek bulamıyor. Bu insanların yüzde 98’i ise gelişmekte olan ülkelerden.

Daha kısa ve daha acı bir gerçek: Her gün yaklaşık 16.500 çocuk yetersiz beslenme veya açlık sebebiyle hayatını kaybediyor. Birleşmiş Milletler’e göre her yıl 6 milyon çocuk bu sebeple yaşama veda ediyor. Dünya Sağlık Örgütü ise yetersiz beslenme sebebiyle yaşamını kaybetmeyen çocukların büyük bir bölümünün gelişim bozukluğu, vücut ve beyin gelişim sorunları yaşadığını belirtiyor. Tüm bunlar, yeterince yemek bulamadıkları için.

Utanç verici bir gerçek: Her yıl tüm dünya nüfusunu doyuracak kadar organik gıda üretimi gerçekleştiriliyor fakat israf ediliyor. Yalnızca ABD’de yıllık israf edilen gıdanın 222 milyon ton olduğu belirtiliyor. Bu gıda miktarı, her dört kişiden birinin açlık çektiği Sahra Altı Afrikası’nda bir yılda üretilen tüm gıdaya eşit.

Görünüşe göre mevcut yaklaşımlar ve çabalar dünyadaki açlık sorununu çözmekte yetersiz kalıyor. Peki bizler ne yapabiliriz? Sivil toplum kuruluşlarına para bağışı yapmak takdire şayan bir davranış fakat yapabileceklerimiz bununla sınırlı değil. Mallory Soldner’e göre, veri bağışı açlığın bitirilmesinde çok daha etkili bir destek şekli.

Soldner’e göre, şirketler kullanmadıkları verileri bağışlayarak mülteci krizinden dünyadaki açlığa kadar birçok insani sorunun çözümünde ilerleme sağlanmasına direkt olarak katkıda bulunabilirler.

Yazar Hakkında

mm

Girişimcileri, şirketleri, yatırımcıları ve profesyonelleri bir araya getiren geniş bir ekosistem olan İTÜ Çekirdek, kimyadan elektroniğe, bilişimden biyogenetiğe tüm sektörlere açık bir girişimcilik merkezidir.

Paylaşım
Close