Boş zamanlarınızda ne yaparsınız sorusunun klişe cevaplarından biri de “televizyon izlerim”di… eskiden. Renkli kutunun içinde aradığımız her şeyi buluyorduk, daha doğrusu bulduğumuzu sanıyorduk. Televizyonun eğlence sektörünün en önemli kalelerinden biri olduğunu düşündüğümüz yıllar günden güne maziye karışmaya başladı. Televizyonun hızla ilerleyen bu itibar kaybında seyirciye dayatılan içi boş formatların etkisi yadsınamaz. Yıllarca “efendim insanlarımız bunları izlemek istiyor” diyen sektör otoriteleri, dijital yayıncılığa kayan hayli geniş kitleyi görünce dayatmacı yayın politikalarının kan kaybettiğini de mecburen kabule geçti. Bir nevi takke düştü kel göründü… Sadece filmlerde olur bu diyeceğimiz türden diziler, yargı dağıtan reality şovlar, bağırtısı çağırtısı bol yarışmalar, bin yıldır bıkmadan aynı insanları kovalayan magazin kuşaklarının iyice limon tadı verdiği dönemde dünyada çok daha önce başlayan ama bize haberi yeni gelen dijital yayıncılık ağırlığını kısa sürede hissettirmeye başladı. Televizyon yayınının bedava olma avantajı dijital platformların ücretli olmasını bile ekarte edemeyerek avantaj olmaktan çıktı.

Dijital yayıncılık kavramı Türkiye’de Netflix’in keşfiyle başlasa da kısa sürede farklı dijital yayıncılık mecraları da ülke genelinde ben de varım demeye başladı. Seçili Avrupa filmleri ve festival yapımlarıyla sinefilleri (sinemaya ve filmlere düşkün veya bağımlı insanları betimleyen, ironi içeren terim) hayli heyecanlandıran MUBI, Amazon Prime, Bein Connect gibi alternatif dijitaller gün geçtikçe popüler hale geldi. Seyir keyfini bilgisayara, tablete ve hatta cep telefonlarına taşıyan dijital yayıncılığın en önemli alametifarikası şüphesiz izleyiciyi özgürlükçü bir yayın akışıyla tanıştırması oldu. İzleyici bunu istiyor yerine belirli bir kalite standartını hedefleyen yapımlar kısa sürede adından söz ettirmeye başladı. Televizyonun sansür mekanizmasına takılma ihtimali yüksek birçok proje dijital yayıncılık platformlarında filizlendi ve kendi kitlesiyle buluşma fırsatını da yakalamış oldu. Türkiye’de dijital yayıncılık girişimlerinin atağa geçtiği şu günlerde kendi tarzını ortaya koyan özgün dijital yayın mecralarıyla tanışmak izleyiciyi daha da keyiflendirdi. Blu TV ve Puhu’dan sonra Türk işi dijital kanallar Gain ve Exxen’in yayın hayatı başladı.

Reklam arası dizi izlemeye son

Dijital yayıncılığın övgü toplamasında yapımların kalitesi kadar seyir sürelerinin makullüğü ve tabii ki dakikalarca süren reklam kuşaklarının olmayışı da belirleyici oldu. Neredeyse reklam arası program izlemeye dönen televizyon işleri bu noktada da maalesef göze batmaya başladı. Reklam kuşaklarıyla 3 saatlik uzun metraj film etkisi yaratan dizi formatları dijital yayın mecralarında 40 dakikalık, gayet tadında ve reklamsız yapımlara şapka çıkarmaktan da geri duramadı. İlerleyen süreçlerde dijital yayıncılığın yeni alternatiflere ve bu anlamda yeni girişimlere kucak açacağı aşikar.

Marketing Türkiye için Xsights Araştırma’nın gerçekleştirdiği “Dijital Yayın Platformları” araştırması da önemli verileri içinde barındırıyor.

Bu plaftormlar için öncelikli tercih sebepleri, “iyi içerik” ve “dilenen içeriğin, dilenen saatte izlenebilmesi. Şaşırtmayan bir şekilde, Netflix %79 oranla en popüler dijital yayın platformu olarak dikkat çekerken, katılımcıların %97’si düzenli olarak üyeliğini yenilediğini söylüyor.

Dijital kanallarda en ilgi çeken içerik türleri, %72 ile aksiyon- macera ve %68 ile komedi.

Yeni bir dijital yayın platformuna üye olmak için en önemli kriterin uygun fiyat olduğunu belirtenlerin oranı %84. Haftalık ortalama 14 saatin geçirildiği dijital yayın platformları için uygun bulunan ortalama fiyat ise ortalama 25 TL.

Ben sadece belgesel izliyorum diyeninden sanat filmleri kovalayanına, stand-up seveninden sıkı polisiye tutkunlarına kısacası her zevke seçim hakkı tanıyan ve özgür seyir keyfi vadeden dijital yayıncılık geleceğin televizyonu olacağını şimdiden ilan etti. Görünen o ki bu alanda girişimler devam edecek ve yelpaze gittikçe genişleyecek. Her kitleye hitap eden renkli bir seçki izleyiciyi bekliyor desek çok da yanlış olmaz.

Kaynak: https://www.xsights.co.uk/tr/kurtlar-sofrasinda-dizi-keyfi-9895/

Yazar Hakkında

mm

Girişimcileri, şirketleri, yatırımcıları ve profesyonelleri bir araya getiren geniş bir ekosistem olan İTÜ Çekirdek, kimyadan elektroniğe, bilişimden biyogenetiğe tüm sektörlere açık bir girişimcilik merkezidir.

Paylaşım
Close