Küçük ölçekli girişimlerin, daha büyük olanlara karşı genellikle sahip oldukları önemli bir avantaj var: hızla değişen pazar koşullarına daha hızlı şekilde uyum sağlayabilmeleri. 2018, girişim ekosisteminde köklü değişiklikler gördü. Bu değişikliklerin ve girişim ​​trendlerinin birçoğu yeni teknolojilerin uygulanmasından kaynaklandı. 2018’de, girişimlerin % 95’inde dijital iş planları uygulandı. Yeni kurulan girişimlerin % 55’inin benimsediği dijital iş stratejileri, geleneksel girişimlerin sadece % 38’inde yer alıyor.

İşte, teknoloji girişimlerinin 2019’da bir etki yaratmak için odaklanmaları gereken 4 trend:

1) Ses Tanıma Teknolojisi

2011’de iPhone 4S ile piyasaya sürüldüğünde, Apple’ın sanal asistanı Siri tüketicilerin oldukça ilgisini çekti. Bu teknolojinin en ilginç özelliklerden biri, uygulamaları açmak, web’de arama yapmak ve diğer görevleri tamamlamak için Siri ile konuşabilmenizdi. Şimdi, ses tanıma teknolojisi evimize, arabalarımıza ve işletmelerimize giriyor. Bir rapora göre, 39 milyon Amerikalı şu anda Amazon Echo veya Google Home gibi akıllı bir ses tanıma teknolojisine sahip. Sanal asistanlar artık bir ürün değil, sıradan bir şirket haline gelmiş durumda.

2019’da başarılı olmak için startupların mutlaka kendi ses tanıma cihazlarıyla gelmeleri gerekmez. Ses teknolojisi alanında uygulamalar, tescilli algoritmalar ve diğer işlevler geliştirmek için birçok fırsat yakanabilir. Örneğin, imalat, tarım, saha hizmetleri, iş hizmetleri, eğitim ve hatta sağlık konularında ses tanıma teknolojisi kullanılabilir. Startuplar, 2019 yılında belirli bir alana hizmet eden ses tanıma teknolojileri oluşturarak fark yaratabilir ve atılım yapabilir.

2) Big Data

Çoğumuzun bildiği gibi big data; toplumsal medya paylaşımları, ağ günlükleri, bloglar fotoğraf, video, log dosyaları gibi farklı kaynakların oluşturduğu bilgi yığınlarını işleyerek anlamlı verilere dönüştürmek için ar-ge çalışmaları yapan yazılım şirketleri tarafından ortaya atılmış bir olgudur.

Çalışma tablolarından veri tabanlarına, sunuculardan bulut servislere kadar her türlü veriyi kapsayan Big Data (Büyük Veri), özellikle yeni veri kaynaklarından daha büyük, daha karmaşık veri kümeleridir. Bu veri setleri o kadar hacimlidir ki, geleneksel veri işleme yazılımı bunları yönetemez. Ancak bu büyük hacimli veriler, daha önce başaramayacağınız iş problemlerini çözmek için kullanılabilir.

Çoğu işletme bu verileri başarıyla toplamaktadır, ancak çok azı kullanmaktadır.

Big Data, dijital pazarlamanın geleceği, tedarik zinciri yönetimi, sağlık hizmetleri, güvenlik, endüstri ve diğer birçok uygulama için önemli bir bileşendir.

Baştan beri Büyük Veri ile ilgilenmeyen girişimler, 2019 ve sonrasında zorlanacağı öngörülüyor. Uzmanlara göre, veri üretimi 2020 yılına kadar % 4.300 artacak.

3) Edge Computing

Edge computing, bir uygulamanın bir kısmını, verilerini veya hizmetlerini bir veya daha fazla merkezi düğümden, diğer mantıksal uç noktaya götürerek uygulamaları veya bulut bilişim sistemlerini optimize etmenin bir yöntemidir. Bu mimaride, özellikle internet of things cihazları için, veriler çeşitli sensörlerle fiziksel dünyadan gelir ve çeşitli çıkış ve aktüatörlerle fiziksel durumu değiştirmek için eylemler yapar.

Edge computing ile hesaplama, merkezi bir bulut ortamı oluşturmak yerine dağıtılmış akıllı veya “kenar” cihazlarda gerçekleştirilir. Nesnelerin interneti (IoT) ile yakından ilgili olan kenar hesaplama, akıllı şehirlerin ve fiziksel bilgisayarların (fiziksel dünya ile etkileşime girebilen bilgisayarlar) oluşturulması için önemli bir kavram olarak görülmektedir.

Gelecekte, akıllı telefonunuzun boyutu bilgisayarlarda, bugün yalnızca bir veri merkezinin kaldırabileceği iş yüklerini üstlenebilir.

Bu, en keşfedilmemiş teknoloji eğilimlerinden biridir. İleri teknolojilerde adım adım ilerleyen girişimler, teknolojiyi ileriye götüren devrim niteliğinde bir potansiyele sahiptir.

4) Endüstriye Özel Girişimler

Jenerik çözümler teknolojiyi kullanarak inşa edilmeye devam ederken, sektöre özgü zorlukları çözme odaklı yeni girişimlere büyük yatırım görüyoruz. Sağlık, perakende, eğitim ve biyoteknoloji gibi endüstriler çok büyük bir potansiyele sahip.

Teknoloji halihazırda eğitim kurumlarımızı sınıfların dijitalleştirilmesiyle istila etmekte. Çevrimiçi yayılmaya başlanan bilginin kapsamının, aynı zamanda video konferansların ötesine genişleyen ve öğrenmeyi ve değerlendirmeleri daha etkileşimli kılan bu başlangıçlarla da artması bekleniyor. Akıllı üretim ve robotik ve nesnelerin interneti (IoT) gibi teknolojilerin kullanımı daha da artış gösterecek.

Biyoteknoloji alanında, mikro bira kavramı çok moda hale geliyor. Bunun dışında, çiftçilerin mahsul üretimini, doğal/toksik olmayan boyaların ve kompostlanabilir plastiklerin üretimini artırmak için kullanılan tarım kitleri, ana akım kullanımda kendine yer bulacak.

Yazar Hakkında

mm

Girişimcileri, şirketleri, yatırımcıları ve profesyonelleri bir araya getiren geniş bir ekosistem olan İTÜ Çekirdek, kimyadan elektroniğe, bilişimden biyogenetiğe tüm sektörlere açık bir girişimcilik merkezidir.

Paylaşım
Close