Hakkımızda & İletişim

Başarının sırrı harika bir ürüne sahip olmaktır. Başarılı firmalar her yönden birbirleriyle farklılaşabilir fakat harika bir ürüne sahip olmaları hepsinin ortak noktasıdır.

Eğer kullanıcıların sevdiği bir ürün geliştirmezseniz, diğer her şeyi doğru yapsanız bile tünelin ucu karanlıktır. Yine de girişimciler bu durumun etrafından dolaşmak için numaralar bulmaya çalışıyor. Onlara kötü bir haberimiz var, iş iyi bir ürüne geldiğinde numaralar işe yaramayı bırakıyor.

Uzun vadeli başarı ancak ve ancak harika bir ürün ile mümkün. Firmanız belli bir ölçeğe ulaştıktan sonra growth hacking yöntemleri verimliliğini yitirecek ve büyümenin tek yolu yine insanların ürününüzü kullanmaları olacak. Çok başarılı firmalar hakkında anlamanız gereken yegane şey bu. Etrafından dolaşma şansınız yok. Başarılı teknoloji firmalarına baktığınızda, hepsinin milyonlarca insanın kullandığı harika ürün veya ürünlere sahip olduklarını görebilirsiniz.

Bir “ürün iyileştirme döngüsü” uygulamalısınız. Kullanıcılarınızla konuşmalı, ürününüzü kullanmalarını seyretmeli, hangi parçaların bekleneni vermediğini anlamalı ve gözlemlerinize dayanarak ürününüzü kullanıcıların ihtiyaçları doğrultusunda iyileştirmelisiniz. Kilit ipucu ise bunun sürekli bir döngü olması. Bu döngü girişiminizin bir numaralı önceliği olmalı ve gerçekten diğer her şeyden daha önemli kalmalı. Eğer ürününüzü her hafta yüzde 5 oranında iyileştirirseniz, bundan zarar değil yarar görürsünüz.

Bir ürün iyileştirme döngüsü uygulamalısınız

Ürün iyileştirme döngüsünün sıklığı firmanın uzun vadeli başarısına doğrudan etki ediyor. Kullanıcılardan geri dönüş alarak ürününüzü sürekli geliştirmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.

Döngünün verimli olabilmesi için kullanıcılarınıza yakın olmanız gerekiyor. Başlarına oturup ürününüzü nasıl kullandıklarını izleyin. Hem söyledikleri hem de ürünü nasıl kullandıkları size büyük ipuçları verecektir. Kullanıcılar ile aranıza aracılar sokmamaya özen gösterin.

Kullanıcılarınızı olabilecek en iyi şekilde anlayın. Neye ihtiyaç duyduklarını, onları nerede bulabileceğinizi ve nasıl memnun edebileceğinizi bilmeniz gerekiyor.

Tamamen yeni bir şey yarattığınızda genellikle yeni kullanıcılarınızı tek tek kazanırsınız. Örneğin Ben Silberman, Palo Alto’daki kafelerdeki yabancılardan Pinterest’i denemesini isteyerek kendine bir kullanıcı tabancı inşa etti. Ufak da olsa bir kullanıcı tabanına sahip olduktan sonra, onların ihtiyaçları doğrultusunda ürününüzü geliştirmelisiniz. Çoğu girişimci bu fikirden hoşlanmıyor ve ürünlerini basın yoluyla duyurmayı yeğliyor. Açık konuşmak gerekirse bu pek de verimli bir yöntem değil. Önce siz kullanıcıları ürünü kullanmaya davet edin, ürününüzü iyileştirin ve sonra bırakın onlar kendi arkadaşlarını davet etsinler.

Yeni bir ürün geliştirirken düşülen en büyük hataların başında, ürünü planlanan tüm özellikler geliştirilene kadar sunmamak gerekiyor. Ürününüzü bir bütün olarak değil, küçük parçalar olarak ele almalısınız. Önce ana özelliğini geliştirip, planladığınızdan daha erken sunmayı hedefleyin. Sonrasında, bütünün diğer parçalarını da güncellemeler ile ürününüze ekleyin. Bu parçalar, kullanıcılarınızdan alacağınız geri dönüşler ile şekil değiştirebilirler ki bu da başınıza gelebilecek en iyi şeylerden biridir. Aslına bakarsanız basitlik her zaman iyidir. Ürününüzü ve firmanızı olabildiğince basit tutmanız yararınıza.

Ürünü bir bütün değil, küçük parçalar olarak algılamalısınız

Müşterileriniz ürününüzü birkaç kez kullanıyor mu? Ürününüzü seviyorlar mı? Eğer firmanız bugün batsa üzülürler miydi? Kendi arkadaşlarına ürününüzü öneriyorlar mı? Eğer B2B firmasıysanız, 10 tane müşteriniz var mı? Bu soruların çoğuna yanıtınız hayır ise girişiminiz sorun yaşıyor demektir. Çözüm ise ürününüzü iyileştirmekten ibaret. Çoğu senaryoda girişimin büyümemesinin sebebi ürünün yeterince iyi olmamasıdır.

Ürününüze ne eklemeniz ya da ürününüzün yeterince iyi olup olmadığı konusunda kararsızsanız müşterileriniz ile konuşun. Duyacağınız her öneri işe yarar olmayacaktır fakat değerli geri dönüşler de alacağınız şüphesiz.

Başarılı girişimciler genellikle ürünleri hakkında çok titiz davranırlar ve önemsiz gibi görünen detayların üzerinde bile çalışırlar. Bu yaklaşım işe yarıyor. Ayrıca, “ürün”den kastımızın kullanıcının firmanız ile tüm etkileşimi olduğunu da hatırlatmakta fayda var. Harika ürününüzü, en az onun kadar iyi müşteri hizmetleri ve satış etkileşimi ile tamamlamalısınız.

Unutmayın, iyi bir ürününüz yoksa sizi hiçbir şey kurtaramaz.


Yazar Hakkında

mm

Girişimcileri, şirketleri, yatırımcıları ve profesyonelleri bir araya getiren geniş bir ekosistem olan İTÜ Çekirdek, kimyadan elektroniğe, bilişimden biyogenetiğe tüm sektörlere açık bir girişimcilik merkezidir.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Paylaşım
Kapat