Otonom teknolojinin yeni yeni gelişmeye başladığı bu dönemde otonom bir arabaya binmek belirli seviyede risk almayı da beraberinde getiriyor. İnsanlar arasında güven inşa etmenin oldukça önemli bir ihtiyaç olduğunun farkında olan Google’ın çatı şirketi Alphabet bu konuda önemli bir adım attı.
Kripto para birimlerinin bir anda bu kadar popüler olması kötü amaçlı yazılım saldırılarının ortaya çıkmasına neden oldu. Para birimlerinin değeri arttıkça bu saldırılar da bir hayli arttı.
Avrupa’nın en yüksek mahkemesi olan Avrupa Adalet Divanı, Uber’in dijital bir uygulama değil, bir taksi hizmeti olduğuna karar verdi. Uber ise kendisinin yolcularla sürücüleri bir araya getiren teknolojik bir platform olduğunu savunuyordu. Dolayısıyla bu kadar Uber için pek de iyi sonuçlar yaratmayacak.
İyi girişimlerin yetişme merkezinde bu hafta yine birçok önemli gelişme yaşandı!
Magic Leap daha piyasaya hiçbir ürün sunmamışken Google ve Alibaba gibi büyük şirketlerden 1.9 milyar dolarlık yatırım almış ve unicorn olmuştu. Ancak artırılmış gerçekliğin somut hali olarak nitelense de ortaya net bir şeyler koyamamıştı. Üç yıl gibi uzun sürenin ardından Magic Leap nihayet “creator edition” olarak isimlendirdiği ilk ürününü açıkladı: Magic Leap One!
Çin “dünyanın en büyük kamera gözetim ağı” olarak nitelendirdiği teknolojiyi geliştiriyor. Ülke genelinde ki yaklaşık 170 milyonu bulan CCTV kamera, bir adamı 7 dakikada bulabilir. Önümüzdeki 3 yıl içerisinde ise hedef kamera sayısını 400 milyona çıkarmak!
“Nesnelerin İnterneti” çağında yaşıyoruz ve önümüzdeki yıllarda milyonlarca cihaz internete bağlı hale gelecek. Tüm bunlar için Washington Üniversitesi'ndeki araştırmacılar da bu noktadan yola çıkarak sıradan nesneleri çevrimiçi hale getirmenin pratik bir yolunu bulmak için çalışmalar yapmaya başladılar. Sonunda da elektronik herhangi bir güç ve pil olmadan nesnelerin Wi-Fi’a bağlanmalarını sağladılar.
Evinizdeki aletler ile ilgili bir şeyler ters gittiğinde, mesela router ile ilgili bir sorununuz olduğunda bunları düzeltmek için ne yaparsınız? Muhtemelen önce ürünün el kitabını karıştırır, olmazsa internete göz gezdirirsiniz. Eğer bunların hiçbiri işe yaramazsa üründen sorumlu şirkete telefon eder ve neyin yanlış gittiğini sorarsınız. Bu da bir çalışanla konuşmaya çalışmanız anlamına geliyor. Elbette bu aşamaya gelene kadar oldukça zaman harcamış olursunuz.
İyi girişimlerin yetişme merkezinde bu hafta yine birçok önemli gelişme yaşandı!