Herkese merhaba! İTÜ Çekirdekli girişimciler, Öneriyor serimiz aracılığıyla kendilerini motive eden sözleri, takip ettikleri platformları, sektörleriyle ilgili trendleri ve daha birçok şeyi bizimle paylaşıyor! Girişimcilik yolunun henüz başındaysanız, bu yolda sorularınız ya da ilham almak istediğiniz noktalar varsa bu serimiz tam size göre! Bu hafta, mesai, izin gibi işlemlerin planlama ve onaylama gibi aşamalarını dijitalleştiren ve kolaylaştıran Shiftplanner’ın Kurucu Ortağı Ahmet Tepe bizimle önerilerini paylaştı.

Kendinize sık sık hatırlattığınız, sizi motive eden bir cümle var mı?

”Kolay mı sandın, kolay olsaydı sen yapardın” diye bir söz geçiyor Gripin grubunun bir şarkısında. Ben bu sözü “Kolay değil, kolay olsaydı herkes yapardı” olarak söylüyorum kendime. Güzel olan hiçbir şey kolay elde edilmiyor çünkü. Bir gökdelen inşa etmek yıllar sürerken, yıkmak sadece birkaç gün sürer. Bu nedenle bu sözü hem özel hem de iş hayatımda kendime hep hatırlatırım. Bir girişimci olarak da zaten yapmam gereken şey bu, zorlukları aşmak. Her kapı önümde açılsaydı, bana gerek kalmazdı.

Girişimcilik serüveninizde size ilham veren kitaplar oldu mu ve hangileri?

Başarılı insanların hayatları hakkında bilgi edinmeyi seviyorum ve önemsiyorum. Çünkü bizim geçtiğimiz yollardan çoktan geçmişlerdir ve onların tecrübeleri bize yol gösterebilir. Bu nedenle özellikle girişimcilik serüvenimin başlarında başarılı girişimcilerin hayatları hakkında çokça araştırma, okuma yapardım. Bu kişilerden birisi ise dünyayı değiştirmiş kişilerden birisi olan Steve Jobs. Walter Isaacson’ın yazdığı “Steve Jobs” kitabı bana ilham veren kitaplardan birisidir.

İzlediğinizde sizi motive eden filmler hangileri?

Film izlemeyi çok severim. Bu soru için seçim yapmak ise hayli zor oldu benim için.

Beni her izlediğimde etkileyen ve motive eden filmlerin başında Esaretin Bedeli geliyor. Uğradığı haksızlığa ve yaşadığı zorluklara rağmen 19 yıl boyunca sabır ve azimle, gerçek anlamda elleriyle kazıyarak özgürlüğe kavuşuyor Andy Dufresne. Bizim de aynı azmi, sabrı ve çalışkanlığı hayatımızın her alanında göstermemiz gerekiyor.

Bir diğeri ise, ömrü boyunca bir fanusta yaşayan, bunu farkettiğinde kabullenmek yerine büyük bir cesaretle o fanustan çıkan Truman Burbank’ın hikayesinin anlatıldığı Truman Show. Hepimiz belli oranlarda bir fanusun, bir konfor alanının içine hapsedilmiş durumdayız. İstediğimiz şeyleri gerçekleştirmek için bu fanusu kırmamız ve içinde bulunduğumuz konfor alanından çıkmamız gerekiyor.

Son olarak ise günümüzde dünyanın en bilindik, en ikonlaşmış markalarından birisi olan McDonald’s’ın kuruluş hikayesinin anlatıldığı The Founder filmi beni çok etkileyen filmlerden birisidir.

Sizce 2022’de sektör trendleri neler olacak?

Teknolojideki hızlı ilerleme, farklı türde çözümler üreten teknoloji şirketi sayısının artması ve faydalı ürünlerin ortaya çıkması son yıllarda büyük bir dijitalleşme getirdi hayatımıza. Pandemi ve ekonomik bozulmalar gibi kötü koşullar ise teknolojinin ve dijitalleşmenin önemini daha da artırdı. Tüm bunlara bakınca 2022’nin kalan aylarında ve sonrasında bizim bulunduğumuz sektörler de dahil olmak üzere tüm sektörlerde dijitalleşmenin hızlanarak artacağını düşünüyorum.

Rol model olarak gördüğünüz kişi ya da kanaat önderleri var mı?

Kendime rol model aldığım tek bir kişi yok. Ancak başarılı insanları takip etmeyi ve iyi yönlerini örnek almayı seviyorum. En çok hayranlık duyduğum kişiler ise “ben oldum” demeyen, kendi alanlarında zirveye çıkmalarına rağmen hala ilk günkü gibi çok çalışan insanlar. Bu insanlar başkalarıyla değil, kendileriyle yarışıyorlar ve her zaman kendilerinin en iyi hali olmak için çalışıyorlar. Bu, hepimizin yapması gereken bir şey. Elon Musk, Michael Jordan, Rafael Nadal gibi farklı kulvarlardan, hepimizin bildiği başarılı insanların bu yönlerini kendime örnek almaya çalışıyorum.

Girişiminiz için ilk adımı atmaya ne zaman ve nasıl karar verdiniz?

Üniversite yılları boyunca birçok farklı mağazada vardiyalı olarak çalıştım. Çalıştığım yıllar boyunca hem vardiyalı çalışmanın zorlu yönlerini tecrübe ettim hem de vardiya yönetiminin çalışan ve yönetici tarafındaki zorluklarını gözlemledim. Üniversite bittikten sonra bir gün Shiftplanner fikri aklıma geldi, “Mevcut yöntemlerle yönetilen bu durum hem yöneticilere hem de çalışanlara zor anlar yaşatıyor, öyleyse biz bu sorunu çözelim, insanların işini kolaylaştıralım” diye düşündüm. Bu fikrimi hemen abime anlattım. O da fikre inandı ve o anda biz Shiftplanner’ı hayata geçirmeyi kafamıza koyduk.

Girişimcilik yolunda İTÜ Çekirdek size neler kattı?

İTÜ Çekirdek bir girişimcinin bulunabileceği en güzel ortamlardan birisi. Çok farklı konularda alabildiğimiz mentorluklar, eğitimler, kurulan network’ler, yatırımcı görüşmeleri derken, İTÜ Çekirdek ihtiyacımız olan tüm imkanları bize sağladı. İTÜ Çekirdek’ten mezun olduktan çok sonra bile hala iletişimde olmamız, bir sorumuz veya ihtiyacımız olduğunda rahatlıkla danışabilmemiz ise gerçekten çok değerli. Tüm bunların yanında İTÜ Çekirdek’li olmak bizim için ekstra bir anlam ifade ediyor. Biz İTÜ Çekirdek’e 2020 yılının başlarında, tam da pandeminin başladığı, hayatın durduğu, her anlamda moral ve motivasyonun dipte olduğu bir zamanda girmiştik. Pandeminin en yoğun olduğu dönemde İTÜ Çekirdek’te bulunmak, Big Bang’de yarı finalist olmak ve Demo Day’de tanıştığımız Alesta Yatırım’dan İTÜ Çekirdek aracılığıyla yatırım almak bizi o dönemde ayakta tutan unsurlardan önemli bir tanesiydi.

Sizce başarıya ulaşmanın yolu ya da yolları neler?

Ben başarılı olmayı güzel bir yemek yapmaya benzetiyorum. Güzel bir yemek yapmak için elinizde gerekli malzemelerden ve ekipmanlardan yeterli miktarda olmalıdır. Ayrıca bize bağlı olmayan dış koşulların da uygun olması gereklidir, bir anda elektrikler kesilmemelidir mesela. Tüm malzemeleri uygun ekipmanlarla birlikte, uygun koşullarda, tarif sırasına göre bir araya getirmek ve uygun işlemleri yapmak gerekir. Yemeği yaptıktan sonra ise bu yemeği yiyecek ve değerlendirecek kişilerin olması gerekir. Yiyecek kimse yoksa yaptığımız yemeğin pek de bir anlamı olmayacaktır ve unutmamak gerekir ki yaptığımız yemeğin ne derece güzel ve başarılı olduğu onu yiyenlerin değerlendirmesine bağlıdır.

Başarılı olma yolundaki malzeme ve ekipmanlarımız fikir, para, zaman, emek, çevre gibi şeylerdir. Bunlardan birisinin eksikliği başarısızlığa sebep olabilir. Sadece birisinin olması ise zaten yeterli değildir. Bize bağlı olmayan dış koşullar pandemi gibi, ekonomik bozulmalar gibi bizim bir müdahalede bulunamayacağımız durumlardır. Tüm bu koşulları bir araya getirdiğimizdeki sabrımız, azmimiz, inancımız ve çalışanlığımız ise esas yapmamız gerekenlerdir. Her şeye sahip olan birisi yeterli emeği göstermediğinde başarılı olması mümkün değildir. Son olarak ise çalışmalarımız sonucu ortaya çıkan ürünün veya hizmetin bir alıcısı olmalıdır ve aslında başarılı sayılmak bu alıcıların yorumlarına ve değerlendirmelerine bağlıdır.

Özetle, elimizden gelenin en iyisini yaparak, dış koşulların uygun olmasını bekleyerek ve biraz da şans ile başarılı olunabileceğine inanıyorum.

Yazar Hakkında

Paylaşım
Close