İTÜ Çekirdek girişimlerimizin yatırım serüvenlerini mercek altına aldığımız röportaj serimizden herkese merhaba! Yatırıma Giden Yol serimizin bu haftaki konuğu; mayıs ayında Keiretsu Forum Türkiye’den 1,7 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım alan Hextech Green! Sorularımızı, Hextech Green Genel Müdür Yardımcısı Tanay Akgün yanıtlıyor!

Röportaj serimizin tüm girişimcilerimize ve girişim adaylarına ilham olmasını umuyoruz. Aklınıza takılan herhangi bir soruda, https://blog.itucekirdek.com/iletisim/ adresinde yer alan mesaj kutucuğunu doldurarak bizimle iletişime geçebilirsiniz!

Merhaba, sizi ve Hextech Green ekibini okuyucularımıza tanıtmak isteriz.

Merhaba, ben Tanay Akgün.  2016 yılı İşletme Fakültesi mezunuyum. Henüz üniversite öğrencisiyken aile şirketimizde kurucu ortak olarak başladığım iş hayatımı kendi firmalarımızda çalışarak sürdürmeye devam ettim.

Şu anda, Hextech Green Makine Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nde Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışıyorum. Yönetim ve organizasyon, dijital pazarlama, satış ve pazarlama, ürün konumlandırma, küresel pazarlama, ihracat, yeni ürün geliştirme, risk yönetimi, marka oluşturma, teknoloji ve inovasyon yönetimi konularında uzmanım.

Şirketimiz çalışmalarına 2016 yılı sonunda başladı. Ziraat mühendisi olan annem Bilge Akgün ile 50 bin TL sermaye ve KOSGEB desteğiyle çıktığımız yolda, kısa sürede büyümeyi başardık.  Şu an firmamızda 8 mühendis, 2 tekniker, 1 teknisyen, 1 işletmeci, 1 hukuk müşaviri / avukat, 1 sosyal medya uzmanı ve 1 destek elemanı olmak üzere 15 kişilik ekip çalışıyor.

“Tarım sektörü için iç mekân tarım teknolojisi ürünleri geliştiriyor ve üretiyoruz; ayrıca ticarileştirdiğimiz ürünlerin seri üretimini ve satışını da yapıyoruz.”

Hextech Green nedir? Ne yapar?

38 yıllık mesleki tecrübeye sahip bir ziraat mühendisi idaresindeki Hextech Green olarak, tarım sektörü için iç mekan tarım teknolojisi ürünleri geliştiriyor ve üretiyoruz. Ar-Ge faaliyetlerini İTÜ ARI Teknokent’te yer alan merkez ofisimizde, üretim faaliyetlerini ise İkitelli Organize Sanayi Bölgesindeki üretim tesisinde gerçekleştiriyoruz. 5 yıl süren Ar-Ge çalışmalarımız ile hidroponik olmayan topraksız tarım yöntemi ve yapay zekâ destekli bitki yetiştiren makineler/ mobil seralar ve üretim için gerekli farklı komponentler geliştirdik.

İç mekân tarım teknolojisi ürünlerinin Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmaları yanında, ticarileştirdiğimiz ürünlerin seri üretimini ve satışını da yapıyoruz.

Firmamızın formüle ettiği HTG –Plantin mix adlı toprak yerine geçen katı yetiştirme ortamında topraksız tarım su kültürü kullanılmadan yapılabiliyor. Çalışmalarımız dikey tarımın tüm avantajlarını sağladığı gibi, düşük maliyetlerle hem bireysel üretimi hem de yüksek kapasiteli üretimi dikey tarımdaki olumsuzluklar yaşanmadan sağlıyor. Güneş ışığı ve toprak gerekmeden, %90 daha az su ile birim alanda 24 kat fazla sayıda fide ve 10 kat fazla sayıda sebze ve yeşil otsu bitki yetiştirilmesine ortam hazırlayan teknolojimizle tarımsal üretim kırsal alanlar ve seralar dışında, şehirlerde de mümkün hale geldi. Diğer topraksız tarım yöntemlerine göre üç kat daha az enerji harcanıyor.

İTÜ Çekirdek 2018 girişimi olarak, eğitim ve mentorluk desteklerinden faydalanmanın yanı sıra, Ar-Ge Destek Fonu’ndan da destek aldık ve Big Bang Start-up Challenge yarışmasında 337 bin TL’lik ödül kazandık. TİM’in düzenlediği TET ARGE Proje yarışmasında 2018 yılında Fide yetiştiren Akıllı Tarım Makinesi ile Türkiye 1.’si olduk. 2019 yılında fide yetiştiren Akıllı Tarım Makinesi projemiz TÜBİTAK 1507 kapsamında desteklendi. 2019 yılı şubat ayında İTÜ ARI Teknokent’te Ar-Ge merkezimizi, 2020 yılında İkitelli OSB’de de üretim tesisimizi, 2021 yılında ise Muğla’da planting mix üretim tesisimizi açtık. Teknolojimiz ve Akıllı Tarım Makinemiz Avrupa Komisyonundan Seal of Excellense aldı ve mükemmellik mührü kullanma hakkı tanındı. EU’dan Seal of Excellence aldığımız için TÜBİTAK’tan para ödülü almaya hak kazandık.

2020 yılında yine başka bir TÜBİTAK 1507 projesi ile bitki yetiştiren makinemize yapay zekâ uygulaması geliştirmeye başladık ve Temmuz 2021 itibarı ile projeyi tamamladık. Şu an ise yine TÜBİTAK desteği ile yeni bir projeye başladık, bu kapsamda fide yetiştirme bandı robotik seri üretim hattı geliştirme çalışmaları yapıyoruz. Biten 2 TÜBİTAK projemiz ve İstanbul Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesinde tamamladığımız   3 farklı Ar-Ge projemiz sonucunda profesyonel   çiftçiler için 11 adet, şehir tarımı için 5 adet hobi tarımı ürünü geliştirdik.  Bu ürünlerin 4 adet patent başvurusu ve 5 adet endüstriyel tasarım tescili ile fikri mülkiyet haklarını aldık.  Geliştirdiğimiz teknolojinin uygulanmasında   fayda sağlayacak 2 ayrı endüstriyel makinenin de   teknolojik yapılabilirlik etütlerine başladık.

Hextech Green’in bir kuruluş hikayesi var mı?

Günümüzde geleneksel yöntemlerle insan gücü ile yüksek miktarda kaliteli ürün almak imkansız hale geldi. İklim değişiklikleri nedeni ile yaşanan sel, don, fırtına, kuraklık gibi doğal afetler her geçen yıl tarımsal üretime daha fazla zarar veriyor ve dünya nüfusunun hızla artmasına rağmen toprak üretilemiyor. Ayrıca tarımsal üretimde bilinçsizce kullanılan zirai ilaç ve kimyasal gübreler nedeni ile kanser başta olmak üzere birçok kronik hastalık oluşuyor. Yakın çevremizden sevdiğimiz bazı insanlarında kanser hastalığına yakalanması, büyük acılar çekmelerine hatta bazılarının hayatlarını kaybetmesine tanık olmak bizi sağlıklı gıdalar üretilmesi konusunda çalışmaya yöneltti.

Biz, yaşanan tüm bu sorunların çözümüne katkı sağlayabileceğimiz inancı ile çalışmaya başladık. Kimyasal kirli gıdalar, iklim değişikliği, açlık, çiftçinin üretememesi, şehirde yaşayan insanların ne yediğini bilmemesi gibi çeşitli ve farklı problemlere odaklandık. Firmamız, insan sağlığı için kimyasal kirliliği olmayan sağlıklı gıdalar üretilmesi ve atıksız tarımsal üretimle daha yaşanabilir bir dünya için çalışıyor.

“Topraksız tarımı hidroponik olmayan yöntemle katı yetiştirme ortamında gerçekleştiren teknolojiler geliştiren ilk firmayız.”

Rakiplerinizden sizi ayıran özellik nedir?

Ülkemizin ilk hidroponik olmayan topraksız tarım teknolojisi ürünleri geliştiren firmasıyız. Ürünlerimiz, markamız altında; tasarımdan ticarileştirmeye kadar tüm donanım ve yazılım çalışmaları, Ar-Ge ve Ür-Ge faaliyetleri Teknokent‘te TÜBİTAK desteği ile şirket personelimiz tarafından gerçekleştirilen özgün ürünlerdir. İç mekân yetiştiriciliği ve topraksız tarımda yurt içinde birkaç firma, topraksız tarımı hidroponik yöntemle gerçekleştiren sistemler satıyorlar. Firmamız ise hiç sistem kurulmadan, topraksız tarımı hidroponik olmayan yöntemle katı yetiştirme ortamında gerçekleştiren teknolojiler geliştiren ilk firma.

Tüm ürünlerimiz uçtan uca çözüm sağlayan kendi tasarımlarımız. Sürekli iyileşme ile de teknolojiyi kaldıraç olarak kullanıyoruz. Sistem ve ürünlerimizin, donanımsal olarak tamamı tescillenmiş durumda. Yazılımlarımız ise 38 yıllık tecrübeli bir ziraat mühendisi olan genel müdürümüzün, alan tecrübesi ile verdiği yön doğrultusunda yetkin yazılımcılarımız tarafından geliştiriliyor. Bu nedenlerle yüksek bir giriş bariyerimiz var ve kopyalanmamız zor.

Dünyada bilinen, kabul görmüş ve farklı farklı tesislerde uygulanan atmosfer kontrollü ortamda, yani kabinlerde bitki büyütme, LED ile aydınlatma, agroponik yöntemle bitki büyütme, ısıtarak bitki tohumunun çimlenmesini hızlandırma gibi tekniklerin bütünleşik bir makinede, birbirine entegre edilerek uyumlu şekilde kullanılması ve insan müdahalesini ortadan kaldıracak şekilde yapay zekâ tarafından yönetilmesi ürünlerimizi mevcut uygulamalardan farklılaştırıyor. Üretim için önem arz eden tüm faktörler gerçek zamanlı izleniyor, Tarımda Endüstri 4.0’a uygun olarak tarımsal girdilerin sensör tabanlı değişken oranlı uygulaması için hassas tarım platformu ve uyumlu makine kabini ve taşıyıcı sistem, ürün kalitesi, verim ve verimi etkileyen değişkenleri izlemek için algılama ve görüntüleme sistemleri, Agri-Tech, sensör destekli akıllı karar verme uygulamaları ve yazılım konularında güncel ileri teknolojileri kullanılarak geliştirildi. Geliştirilen devre kontrol alt yapısı ve otomasyon ile makinenin ve bitki gelişmesinin sürekli takip ve kayıt altına alınması, iletişim ara birimi ile de verilerin bulutta detaylı analizler için kayıt altına alınması sağlanıyor.

“Tarım teknolojileri geliştiren bir firma olarak, 1,7 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldık.”

Yakın zamanda bir yatırım aldınız. Süreç nasıl gelişti, kimler katıldı, neler yaşandı bu süreçte?

2021 yılı şubat ayında Keiretsu Forum aracılığı ile şirketimizi tanıttık ve forumun bizimle ilgilenen yatırımcılarına sunum yaptık.  Yatırım kararını bildiren yatırımcı adayları ile yatırım karar toplantısı sonrası şirket değerlememiz, hisse oranları ve hisse değerleri ve sermaye artırımı tutarı kararları verilerek kurumlar nezdinde resmi süreç başlatıldı. B Grubu pay sahiplerinin ticaret sicilinde ilanı ile süreç mayıs ayı başında tamamlandı ve yatırım tutarını şirket harcamalarında kullanmaya başladık. Mehmet Yitmen, Figen Korun, Gamze Sart ve Halis Petrol Turizm Ticaret Anonim Şirketi şirketimizin yeni pay sahipleri olarak sermayemizin güçlenmesi yanında marka değerimizin oluşması sürecinde de destek veriyor.  Global bir marka olma yolunda hızla büyümeye devam ediyoruz.

“Teknolojiyi ve mesleki tecrübelerimizi kullanarak birkaç yıl içerisinde global bir marka olmayı hedefliyoruz.”

Hextech Green’in hedefleri neler?

“Yaşa ve Yaşat” mottosu ile ürettiğimiz ürünlerimiz yaşanabilir bir dünya için olumlu çıktılara sahip. Hextech Green olarak; profesyonellerin doğal afetlerden etkilenmeden, yüksek karlılıkla sağlıklı sebzelerini, şehirde yaşan kişilerin ise evlerinde kendi doğal sebzelerini yetiştirmesini sağlıyoruz. Teknolojiyi ve mesleki tecrübelerimizi kullanarak birkaç yıl içerisinde global bir marka olmayı hedefliyoruz.

Hedef pazarımız, ülkemizde kırsal alanda tarlalarda ve seralarda sebze yetiştiren 2,5 milyon çiftçi ile hobi tarımı ürünleri için 15 milyon hane. Dış pazarlarda ise iklimi ve toprak yapısı tarımı kısıtlayan olumsuz koşullara sahip tüm ülkeler ve organik bilinci gelişmiş tüm ülkeleri hedefliyoruz.

2020 yılı sonunda ilk ihracatımızı Kuveyt’e yaptık.  Bahrey merkezli SKD Group ve Nijerya merkezli Cellar Brothers and Company ile distribütörlük sözleşmelerimiz imzalandı. Bu günlerde firmamızın belgeleri ile kendi ülkelerinin yasalarına göre ithalatçımız olarak lisans çıkartıyorlar. Tamamlandığında Afrika Kıtası ve MENA bölgesine ihracata başlayacağız.  Ürünlerimiz dış pazarlarda çok ilgi görüyor. Azerbeycan, İngiltere, Amerika ve Kanada’dan firmalarla da satışa dönmesi muhtemel görüşmelerimiz sürüyor.

Dünyada 2025’de 40,25 milyar dolar olacağı öngörülen iç mekân yetiştiriciliği tarım teknolojisi pazarından 62,80 milyon dolar ile % 0,16 pay almayı hedefliyoruz.

“Girişimciler, globaldeki yatırım ağları ile görüşmeli ve yatırım turlarına katılmalılar.”

Yatırım almak isteyen ya da yatırım turunda olan girişimlere tavsiyeniz ne olur?

Girişimciler, en iyi bildikleri işi küçük kapasite ile yapmaya başlasınlar. Devlet desteklerini kullanarak ve tecrübe kazandıkça kapasite artışına gitsinler. Yatırım almak için mümkünse satış yapmayı ve biraz tanınmayı beklesinler. Aksi halde şirket değerlemeleri düşük çıkar ve çok küçük yatırım tutarı ile şirketin önemli bir miktar hissesini vermek zorunda kalırlar. Ayrıca ülkemizde melek yatırımcılar tarafından yapılan özellikle tohum yatırım tutarları globaldeki yatırım tutarları ile karşılaştırıldığında arada büyük uçurum var. Bu yüzden yabancı yatırım ağları ile görüşmelerini de tavsiye edebilirim.

Sektörünüzün gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tarımsal üretim, arazi rantının düşük olduğu kırsal alanlardaki tarla ve seralarda yapılıyor. Ancak ürünlerin tüketildiği merkezler ise m2’deki insan sayısının yüksek olduğu şehirlerdir. Bu durum sebze ve meyvelerin tüketileceği alanlara nakledilmesi demek ki bu da üretim giderlerine yüksek oranda. Lojistik masrafları, depolama ve nakliye giderleri ile bu süreçlerde oluşan ürün kayıpları, aracılık giderleri gibi durumların eklenmesi ile ürün satış fiyatının 10 kata kadar çıkması ile sonuçlanıyor.

Bu durum tarımsal üretimin kırsaldaki tarla ve seralar yanında şehir merkezlerinde de gerçekleştirilmesine yönelmiş durumda.  Şehir merkezlerinde bulunan ve genellikle atıl haldeki binalarda dikey, tekno tarım yapılan çiftlikler kurulmaya başlandı. Bu çiftliklerde bitkinin fotosentez için ihtiyaç duyduğu ışık led aydınlatma ile, gelenekselde kök sisteminin tutunduğu ve beslendiği toprak yerine besin eriyiği ile doyurulmuş su kullanılıyor ve iklim kontrolü ve havalandırma teknolojik cihazlarla sağlanarak birim alanda 5 kat daha fazla ürün alınabiliyor.

Şu anda dünyada 7,7 milyar nüfustan 820 milyon insan açlık çekiyor, açlığa bağlı ölümlerin de sayısı çok fazla. Birleşmiş Milletler raporuna göre 2050 yılında nüfus 10 milyara yaklaşacak ve açlık çeken kişilerin sayısının artmaması tarımsal üretimin artırılmasına bağlı. İşte bu noktada “Dikey Çiftlikler, Dikey Tarım, Tekno Tarım, Şehir Çiftçiliği” denen alanlar dünyanın kurtuluşu için önemli fırsat alanları. Özellikle son 5 yılın yükselen trendleri arasında gösterilen ve hızla yaygınlaşmaya başlayan “Dikey Tarım” dünyamız için sulama suyu ihtiyacını %90-98 oranlarına kadar azaltan, terk edilmiş yapıları kullanarak toprak ve yer ihtiyacını çok aza indiren, herbisit kullanımını minimize eden, birim alanda verimi 5, fide yetiştiriciliğinde 24 kat artıran özellikleri ile büyük gelişme kat etti.

Son on yılda tarımın gündeminde; yüksek verim kaygısı içinde unutulan aile işletmeciliği, tarımda kadın, sürdürülebilir tarım gibi konular; besin arzı odaklı gıda güvenliğinin su ve gıda güvenirliliği, sağlık gibi yaşam kalitesini artırıcı unsurlar ile besleyici özelliklerinin zenginleştirilmesine ilişkin konular; uzun dönemde gıda üretimini sınırlayabilecek olan iklim değişikliği, biyo yakıt gibi toplumsal gelişmeler; tarım ve tarım dışında gelişen ekonomik kriz ve fiyat istikrarsızlığı gibi küresel gelişmeler ve son olarak tarımda yeni teknolojik atılımlar için araştırma ve geliştirme süreçleri var.

Eklemek istedikleriniz neler?

Bitki yetiştiriciliğinin topraklı tarım ya da hidroponik yöntemlerle yapılan mevcut uygulamalarında; yoğun iş gücü gerekiyor, çok fazla zirai ilaç kullanılıyor ve çok plastik atık bırakılıyor. Hextech Green olarak geliştirdiğimiz hidroponik olmayan topraksız tarım teknolojisi bu sorunlara büyük ölçüde çözüm getiriyoruz.

Ayrıca günümüzde takip, veri kaydı ve veri analizi olmadan rantabl üretim mümkün değil. İleri teknolojimizle makinelerimizde yapılan üretimin veri takibinin, veri kaydının ve veri analizinin yapılabilmesi sektöre büyük faydalar sağlıyor. Ek olarak; yapay zekâ desteği ile yapılan üretimlerde insan kaynaklı hataların ortadan kalkması, tarımsal üretimi dış ortamdan bağımsız hale getirerek doğal afet risklerini azaltılması, atıksız üretimle sürdürülebilir tarıma katkı sağlanması ise sektörün kayıplarını önleyecek.

Geliştirdiğimiz katı yetiştirme ortamı yurt dışından ithal etmek zorunda olduğumuz hindistan cevizi lifi olan kokopitin ithalatına son verecek. Proje çıktımız ise döviz kaybını önlerken, sıkıştırılmış sızdırmasız organik fiber kaplı slablarımız ile şehirlerde yaşayan insanın kolaylıkla kimyasal kirliliği olmayan gıda ürünlerini kendi mekanlarında çevre kirliliği yaratmadan üretmesini; dolayısıyla ekonomik faydaya, üretimin tabana yayılmasına, verim artışına, bilimsel ve teknolojik gelişmeye katkı sağlamak olacak.

Yazar Hakkında

Paylaşım
Close