Hakkımızda & İletişim

Her şey Katlin Smith’in lisede ağır eklem ağrıları çekmesiyle başladı. Katlin büyüdükçe ağrıları da artıyordu. 21 yaşına geldiğinde alanında oldukça iyi olduğu söylenen bir doktora başvurdu. Doktor, Katlin’in rahatsızlığını teşhis etmek yerine ona ağrılarının kronik olduğunu söyledi. Kısacası ağrı kesici başta olmak üzere pek çok ilaç kullanmasını önerdi. Katlin, ilaçları satın almayı reddetti. Bunun yerine daha zorlu bir şey yapmaya karar verdi ve benzer belirtilerden muzdarip insanlarla konuşmaya başladı. Bu konuşmaların sonunda ağrılarının nedeninin işlenmiş gıdalar olabileceği düşüncesi doğdu.

Katlin, bunca zaman hiç yapmadığı bir şey yaparak satın aldığı her ürünün arkasındaki içerik etiketini incelemeye başladı. Sonuç olarak telaffuz etmekte güçlük çektiği pek çok kelimeyle karşılaştı. Bunun üzerine beslenme programını değiştirdi. İşlenmiş gıda ve şekeri hayatından tamamen çıkardı. Sonra ne mi oldu? 1 ay gibi kısa bir sürede eklem ağrıları büyük ölçüde azaldı. Bunun yanında artık daha enerjikti. Tükettiği gıdaların vücudunu nasıl etkilediğinin farkına vardıktan sonra etrafındaki insanların da beslenme programlarında bir “arınmaya” gittiğini gözlemledi. Tüm bunlar da Katlin’e glüten ve GDO içermeyen gıda alternatifleri sunan şirketi Simple Mills’i yaratması için ilham verdi.

Katlin Smiths 2012 yılında kendi gıda şirketi Simple Mills’i kurdu. Simple Mills’i kurduğunda henüz Deloitte’deki işinden ayrılmamıştı. 2014 yılında Chicago Üniversitesi’nde İşletme üzerine yüksek lisans yaparken de üniversitenin öğrencileri için düzenlediği “Yeni Girişim Yarışması” nda birinci oldu ve 30.000 dolarlık bir ödül aldı. Sonrasında ailesi tarafından finansal destek gördü ve kendi hesabına 70.000 dolarlık yatırım yaptı. Bugün North River eyaletinde bulunan şirket tüketicilere pişirme karışımları, kek, kurabiye, kraker başta olmak üzere 24 farklı ürün sunuyor. Sunulan hiçbir üründe glüten, GDO ve soya bulunmuyor.

Katlin Smiths, Simple Mills’i kurarken hedefinin işlenmemiş gıda barındıran, arka etiketinde telaffuz edilebilen, anlaşılır kelimeler bulunan ve aynı zamanda bir ton zararlı şeker içermeyen gıdalar meydana getirmek olduğunu söylüyor. Hatta bunu başarabilmek adına ilk tarifleri kendi mutfağında hazırladığını; başta pek çok talihsizlik yaşasa da doğru tarifi elde edene kadar aynı tarifi yüzlerce kez pişirdiğini itiraf ediyor. Şirketi kurarken tercih ettiği alanda çok büyük eksiklik olduğunu fark ettiğini söyleyen genç girişimci, bunun tam da girişimciliğin özünde var olan şey olduğunu düşünüyor.

Smiths bulunduğu sektörle ilgili gördüğü fırsatları şu şekilde dile getiriyor;

“Market reyonlarında bizi bekleyen daha çok fırsat var!”

Yazar Hakkında

mm

Girişimcileri, şirketleri, yatırımcıları ve profesyonelleri bir araya getiren geniş bir ekosistem olan İTÜ Çekirdek, kimyadan elektroniğe, bilişimden biyogenetiğe tüm sektörlere açık bir girişimcilik merkezidir.

1 Yorum

  1. […] İlginç Girişimcilik Hikayeleri #4: Hastaneden Market Reyonuna Uzanan Organik Gıda Girişimi İTÜ Çekirdek Blog ilk ortaya […]

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Paylaşım
Kapat